48,9586$%0,19
55,8130€%0,17
64,8391£%0,21
6.754,28%0,53
%
4137609฿%1.33282
25 Eylül 2026 Cuma
İYİ Haftalar…
Oğlum Ataman Doğa KİROĞLU’nun bu güzel mutluluğuna şahit olmak benim için tarifsiz bir duygu. Sevdiği insanla birlikte kuracağı yuvanın sevgi, huzur ve mutlulukla dolmasını diliyorum. Rabbim bir ömür boyu el ele, gönül gönüle nice güzel yıllar nasip etsin.
Bu mutlu günümüzde yanımızda olan, sevincimizi paylaşan ve düğünümüze katılan tüm dost, akraba ve sevenlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Oğlum, mutluluğunuz daim, yolunuz hep açık olsun. ❤
*****
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında yaşanan ve 11 öğrencimizin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı hepimizi derinden üzdü. Olay okulun dışında yaşandı demek, çocuklarımızın güvenliği konusunda duyduğumuz endişeyi ortadan kaldırmıyor.
Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlar okul çevrelerinde güvenlik önlemlerini artırmalı, riskli durumları önceden tespit etmeli ve okul yönetimleriyle güvenlik birimleri arasındaki iletişimi güçlendirmeli. Bir çocuğun okula giderken silah sesiyle karşılaşması asla normalleştirilemez.
Tedbirleri olay yaşandıktan sonra değil, öncesinde almak zorundayız; anne babalar çocuklarını okula gönderirken korku değil, “Çocuğum güvende” diyebilmeli.
*****
Fındık para etmiyor.
Her gün başka bir gerekçe çıkıyor; randıman düşük deniliyor, kalite bahane ediliyor, fiyat biraz daha aşağı çekiliyor. Üretici zaten aylarca bahçede çalışmış, borçlanmış, masraf etmiş. Hasat bitiyor ama bu kez de elindeki fındığın değerini bulması için uğraşıyor.
Fiyatı düşürdükçe düşürüyorlar, peki fındıkçı fındığını ne yapsın?
Emeğini yok pahasına mı versin, borcunu ödeyemeyip beklesin mi?
Üreticinin sırtından herkes hesabını yaparken, nedense üreticinin kazancı kimsenin hesabına girmiyor. Artık her sorunun karşısına yeni bir bahane koymak yerine, üreticinin neden fındığından para kazanamadığına bakılsın.
Çünkü bu gidişatın sonunda fındık üreticisi kalmazsa, o zaman herkes dönüp “Fındığı kim üretecek?” diye birbirine bakar.
SAYGILARIMLA
Hepinize SAĞLIKLI okumalar dilerim
SAVAŞ’ımın yokluğunun 5645’nci Günü
Asıl Mesele Ne?
Son günlerde Giresun’da tartışılan konulardan biri de belediyeye ait üç taşınmazın SGK borçlarına karşılık devredilmesi. Toplam değeri 783 milyon 965 bin 100 TL olarak açıklanan bu taşınmazlarla ilgili farklı siyasi açıklamalar yapılırken, geçmişte Bulancak Belediyesi’nde gerçekleştiği belirtilen benzer bir işlem de tartışmaya dâhil oldu. Bence burada vatandaşın görmek istediği şey, kimin haklı olduğundan önce aynı uygulamalara aynı ölçünün uygulanıp uygulanmadığıdır. Bir belediye borcunu kapatmak için taşınmaz devrediyorsa bunun gerekçesi, hangi borca karşılık yapıldığı ve şehrin geleceği açısından ne ifade ettiği açıkça anlatılmalı. Ama geçmişte benzer bir işlem yapılmışsa onun da aynı şekilde değerlendirilmesi gerekir. Sonuçta konu parti meselesinden çok kamu malının nasıl yönetildiği ve bu konuda vatandaşa ne kadar açık davranıldığı meselesidir. Bana göre Giresun belediyesinin yapmış olduğu bu işlem belediyeye yük olan bu borcu kaldırmak içindir ve çok doğru bir karardır.
***
DMD kas hastalığıyla mücadele eden evladımız Egemen GÜNDOĞDU için düzenlenecek yardım gecesinde biz de ALDOSA TV olarak orada olacağız ve etkinlik boyunca canlı yayın gerçekleştireceğiz. Sizleri de saat 19:00 itibari ile canlı yayınımıza katılarak Egemen’in mücadelesine destek olmaya davet ediyoruz. Valilik onaylı IBAN hesapları üzerinden yapacağınız bağışlarla Egemen’e umut olabilir, bu güzel dayanışmanın bir parçası olabilirsiniz. Gelin, hep birlikte Egemen’imizin yanında olalım
Alıcı: Sebahat Gündoğdu (Açıklama kısmına “Egemen” yazılması gerekmektedir)
TL IBAN: TR05 0006 2001 1790 0006 6559 20 (Garanti BBVA)
EURO IBAN: TR36 0006 2001 1790 0009 0925 (Garanti BBVA)
***
Piraziz’de yere düşen Türk Bayrağı’nı fark ederek yerden kaldıran, ardından bayrağı öpüp yüksek bir yere koyan duyarlı öğrencinin bu davranışı gerçekten hepimizi gururlandırdı. Küçücük yaşında bayrağına gösterdiği bu hassasiyet, aslında çocuklarımıza vereceğimiz en güzel değerlerden birinin de ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Böyle evlatlarımızı gördükçe insanın geleceğe olan umudu da artıyor. Dilerim Pirazizli bu güzel kızımız gibi vatanına, bayrağına ve milli değerlerine sahip çıkan çocuklarımızın sayısı her geçen gün daha da artsın. Ailesini ve öğretmenlerini de ayrıca kutluyorum; böyle güzel yürekli çocuklar yetiştirdikleri için.
İYİ Haftalar…
Yarın 12 Eylül…
Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır günlerden birinin yıl dönümü. 1980’de ordu yönetime el koydu ve “ülkeye yeniden düzen ve huzur getirme” gerekçesiyle başlayan süreçte binlerce insan gözaltına alındı, tutuklandı, işkence gördü; idamlar ve siyasi yasaklar yaşandı. Darbenin etkisi sadece o günlerle sınırlı kalmadı, özellikle gençlerin siyasetle arasına yıllarca mesafe girdi. İnsanlar düşüncesini söylemekten, siyasete karışmaktan, farklı fikirlerin peşinden gitmekten çekinir hale geldi. 12 Eylül’ü konuşurken sadece darbe günü ne oldu diye değil, Türkiye’yi o noktaya getiren şartları ve sonrasında toplumda nelerin değiştiğini de düşünmek gerekiyor. Her şeye rağmen bugün yapılması gereken, yaşananları unutmamak ve demokrasinin, özgürlüğün ve hukukun değerini daha iyi anlamak..
Bu hafta 1. ve 5. sınıf öğrencilerimiz okula başladı. Önümüzdeki hafta başında ise bütün eğitim kurumlarımızda yeni eğitim yılı başlayacak. Başta öğrencilerimiz olmak üzere öğretmenlerimize ve öğrenci velilerimize sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir eğitim yılı diliyorum. Çocuklar için okul sadece derslerden ibaret değil; sabretmeyi, sorumluluk almayı, arkadaşlık kurmayı ve hayata hazırlanmayı da öğrendikleri bir yer. Velilerimize de küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Çocuklarımızı başkalarıyla kıyaslamak yerine onların çabasını ve gelişimini destekleyelim, başarı kadar gösterdikleri emeği de takdir edelim. Öğrencilerimize gelince, hayatın gerçeği şu; çalışmadan, okumadan ve emek vermeden bir yerlere gelmek kolay değil. Bazen ders çalışmak zor gelecek, bazen sıkılacaksınız ama bugün verdiğiniz emek yarın sizin en büyük gücünüz olacak. Bol bol okuyun, merak edin, öğretmenlerinizi dinleyin ve kendinize güvenin. Unutmayın, hayatta her şeyin bir yolu yordamı var ama çalışmanın ve öğrenmenin yerini hiçbir şey tutmuyor. Hepinize güzel, verimli ve başarılarla dolu bir eğitim yılı diliyorum; yolunuz açık olsun.
Değerli dostum Rüştü KURT, ALDOSA TV’de sunduğum programa konuk olarak gündemdeki sorunları birlikte değerlendirme ve tartışma fırsatı bulduk. Ülkemizin ve bölgemizin gündemindeki konuları konuşup, farklı yönleriyle ele alarak aydınlatmaya çalıştık. Katılımı, samimi sohbeti ve değerli katkıları için kendisine teşekkür ediyorum.
SAYGILARIMLA
Hepinize SAĞLIKLI okumalar dilerim
SAVAŞ’ımın yokluğunun 5631’nci Günü
İYİ Haftalar…
Geçtiğimiz hafta sonu Millî Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf TEKİN’in Giresun’a gelerek eğitimle ilgili çalışmaları ve ihtiyaçları bizzat yerinde incelemesini memnuniyetle karşıladım. Şehrimizin sorunlarının Ankara’dan değil, gelip burada yakından görülerek değerlendirilmesini önemli buluyorum. Özellikle okullarımızın ihtiyaçlarının, devam eden yatırımların ve öğrencilerimiz için yapılabilecek çalışmaların yerinde ele alınması Giresun adına umut verici. Bakanımızın şehrimize gösterdiği bu yakın ilginin önümüzdeki süreçte güzel sonuçlara ve yeni eğitim yatırımlarına vesile olmasını diliyorum.
Fındıkta yaşanan bu fiyat düşüşünü anlamak gerçekten mümkün değil. Üretici bütün yıl bahçesinde çalışıyor, artan gübre, ilaç, işçilik, patoz ve nakliye masraflarını karşılıyor, günlerce hasat yapıyor ama ürününü satmaya geldiğinde karşısında emeğinin karşılığını vermeyen bir piyasa buluyor. TMO’nun ise üreticiden ürün almamak için adeta binbir türlü bahane üretmesi ve üreticiyi serbest piyasaya mecbur bırakması artık ciddi şekilde sorgulanmalı. Üretici mecburen tüccarın kapısına gidiyor, ürününü 180-190 liralara satmak zorunda kalıyor. Sonrasında aynı fındığın piyasada çok daha yüksek fiyatlarla satıldığını görüyoruz. Burada insanın aklına ister istemez “Üreticinin elinden ucuza alınan fındık, neden piyasada kat kat fazla fiyata satılıyor?” sorusu geliyor. Yıllarca bu ülkenin en önemli tarım ürünlerinden biri olan fındığın yükünü üretici çekiyor ama kazancını başkaları elde ediyor. Artık üreticinin emeğinin yok sayılmasına, açıklanan fiyatın altında ürününü satmaya zorlanmasına ve serbest piyasanın insafına bırakılmasına bir son verilmesi gerekiyor. Fındık üreticisi destek değil, emeğinin gerçek karşılığını istiyor.
Yarın 9 Eylül… İzmir’in kurtuluşunun yıl dönümü. 9 Eylül, yalnızca İzmir’in değil, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin de simge günlerinden biri. Başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan yapan tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyor; İzmir’in kurtuluşunun yıl dönümünü gururla kutluyorum.
SAYGILARIMLA Hepinize SAĞLIKLI okumalar dilerim
SAVAŞ’ımın yokluğunun 5628’inci Günü
Milli mücadelenin dönüm noktalarından biri olan Sivas Kongresi, ulusal bilincin şahlandığı ve vatanın bütünlüğünün tüm dünyaya haykırıldığı tarihi bir eşiktir. 4 Eylül 1919’da Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK liderliğinde toplanan bu kongre, bölünmez bütünlüğümüzü pekiştirerek Kurtuluş Savaşı’nın rotasını net bir şekilde çizmiştir. Manda ve himayenin kesin bir dille reddedildiği, tüm vatanı temsil etmek üzere Heyet-i Temsiliye’nin seçildiği bu tarihi buluşma, bağımsızlık meşalemizin gür bir şekilde yanmasını sağlamıştır. Milli bilincimizi diri tutan, özgürlüğümüze yön veren bu büyük ruhu saygıyla anıyor; “Ne mutlu Türk’üm diyene!” diyorum.
Toplumsal düzenin, huzurun ve kent yaşamındaki disiplinin sağlanmasında gece gündüz demeden özveriyle çalışan Zabıta Teşkilatımızın Zabıta Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Belediyelerimizin her birimi kentimiz için kuşkusuz çok kıymetlidir; bu anlamda sahada vatandaşlarımızla birebir temas kuran, güvenliği ve düzeni sağlayan zabıta personelimizin emeği ve görevi son derece değerlidir. Şehrimizin her noktasında büyük bir gayret ve fedakarlıkla görev yapan tüm zabıta mensuplarımıza emekleri için teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum.
Öte yandan, adalet mekanizmasının işleyişi ve hukuk devletinin tesisi adına yeni bir döneme adım atarken, tüm yargı camiasının Yeni Adli Yılı’nı kutluyorum. Adaletin tecellisi uğruna görev yapan hakimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza ve adliye çalışanlarımıza yeni adli yılda üstün başarılar diliyorum. Toplumsal barışın ve güvenin teminatı olan adalet mekanizmasının, hiçbir şüpheye yer bırakmadan hızlı ve etkin bir şekilde işlemesi hepimizin ortak beklentisidir. Gecikmeyen, tarafsız ve bağımsız bir yargı düzeni, toplumun mülkü ve vicdanı için en sağlam dayanaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, hak ve hukukun eksiksiz tecelli ettiği, adalete olan güvenin daima yüksek tutulduğu verimli ve başarılı bir adli yıl olmasını temenni ediyorum.