44,8663$% 0.25
52,9768€% 0.19
60,7582£% 0.12
6.902,85%0,16
14.230,61%0,21
3383708฿%1.71095
17 Nisan 2026 Cuma
Ne yazık ki son dönemde peş peşe gelen okul saldırılarıyla sarsılmaya devam ediyoruz. Okul çatısı altında yaşanan şiddet olaylarının artık sadece okyanus ötesinde, Teksas’ta ya da Avrupa’nın uzak başkentlerinde izlediğimiz birer haber olmaktan çıkıp bağrımıza kadar sokulmuş olması dehşet vericidir. Yaşanan bu olaylarda yaralılarımızın ve can kayıplarımızın olması yüreğimizi dağlıyor. Şimdi şapkamızı önümüze koyup düşünme vaktidir; evlatlarımızı emanet ettiğimiz o ilim irfan yuvalarına, kutsal eğitim kapılarına bu silahlar nasıl ve hangi cüretle girebiliyor? Ülkecek nereye gidiyoruz? Disiplinin, ahlakın ve öğretmenlerimize olan o kadim saygının yerini ne ara bu kör şiddet aldı? Eğitimin ve öğretmenin kıymetini bilmeyen, okulu kutsal bir yuva olarak koruyamayan bir toplumun geleceği karanlıktır. Okullarımızdan kitap kokusu gelmesi gerekirken kan kokusu gelmesi tam bir utanç vesikasıdır. Evlatlarımızın güvenliğini sağlayamadığımız bir düzende, eğitimden bahsetmek imkansız hale gelmiştir. Bu şiddete zemin hazırlayanları kınıyor, hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Bugün takvimler 17 Nisan’ı gösterirken, aslında hem sağlığımızı hem de tarihimizi yakından ilgilendiren çok önemli dönüm noktalarının tam merkezindeyiz. Her yıl dünya genelinde kutlanan Dünya Hemofili Günü vesilesiyle, kalıtsal kanama bozukluklarıyla mücadele eden kardeşlerimize bir selam gönderiyor ve bu konuda toplum olarak daha duyarlı olmamız gerektiğini hatırlatıyorum. Unutmayalım ki, bu hastalıkla yaşayan bireylerin sorunlarına kulak vermek ve farkındalık oluşturmak insanlık görevimizdir. Zira bu özel günün, federasyonun kurucusu Frank Schnabel’in doğum gününe atfedilmesi boşuna değildir; azmin ve mücadelenin simgesidir.
Tabii 17 Nisan denince, Türkiye’nin yakın tarihinde derin izler bırakan o acı kaybı da unutmak mümkün değil. Ülkemizin 8. Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL’ı vefatının yıl dönümünde rahmetle anıyorum. Türkiye’nin ufkunu açan, bizlere farklı vizyonlar katan bir liderin gidişi siyaset tarihimizde büyük bir boşluk bırakmıştır.
Yine bugün, Anadolu’nun bozkırında birer aydınlanma meşalesi gibi yanan Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıl dönümü. Eğitimin köylere, toprağa ve üretime karıştığı o ruhu bugün hala özlemle anıyoruz. Hem sağlıkta farkındalık hem de tarihimizin bu önemli sayfalarını yad etmek için bugün gerçekten çok anlamlı. Bizler toprağımıza, eğitimimize ve sağlığımıza sahip çıktığımız sürece varız.

İYİ Haftalar…
Bin aydan daha hayırlı olduğu söylenen, insanın kendi içine dönüp biraz durulması için eşsiz bir fırsat sunan Kadir Gecesi’ne bir kez daha ulaştık. İnsan, bu kutlu vakitte avuçlarını semaya açarken sadece kendisi için değil; bu dünyada hakkı yenen, darda kalan ve bir nebze olsun huzur arayan herkes için temennide bulunmalı. İyiliğin, adaletin ve merhametin hayatımızdan eksik olmadığı bir gelecek dilemek, aslında en büyük kazancımız olacaktır.
Rahmetin ve bereketin bizleri bulduğu bu özel vaktin, hepimize iç huzuru getirmesini temenni ediyorum. Dualarınızın kabul, Kadir Gecenizin mübarek olmasını diliyorum.
Cumartesi akşamı GAZETE SAVAŞ&ALDOSA TV ailesi olarak kurduğumuz iftar soframızda, Bulancak’ın hem yönetiminde görev alan hem de yakın dostumuz olan çok değerli isimleri misafir ettik. Ramazan’ın o güzel enerjisini hep birlikte, samimi bir sohbet eşliğinde paylaşmak benim için çok kıymetliydi.
Davetime icabet edip bizleri yalnız bırakmayan Kaymakamımız Ömer Faruk TUNCER’e, Belediye Başkanımız Necmi SIBIÇ’a, Başsavcımız Hüseyin KOLOĞLU’na, Jandarma Komutanımız Hüseyin TETİK’e, Emniyet Müdürümüz Ahmet Evren ÖZDEMİR’e, Müftümüz Cevat ERİŞTİ’ye ve eski Müftümüz Muhittin ORAL’a çok teşekkür ederim.
Aynı sofranın etrafında toplanıp o güzel akşamı paylaştığımız tüm dostlarımızın ayağına sağlık. Birlik ve beraberliğimiz her zaman daim olsun.
Hayatın en temel hakkı olan yaşama tutunmamızı sağlayan, her türlü zorluğa rağmen mesleğini büyük bir özveriyle icra eden hekimlerimizi ve sağlık çalışanlarımızı sadece senede bir gün hatırlamak yetmez. Onlar, en zor anlarımızda güvenle sığındığımız limanlar; kendi canlarını ve huzurlarını başkalarının sağlığı için feda eden gizli kahramanlarımızdır.Aslında hekimlik bir meslekten öte, bir yaşam biçimi ve adanmışlıktır. Gecesi gündüzü olmayan, bayramı seyrana karışan bu kutsal görevin karşılığı sadece bir teşekkürle ödenemez. Bugün vesilesiyle, sağlığımızı emanet ettiğimiz tüm tıp camiasının dertlerinin anlaşıldığı, emeklerinin tam karşılık bulduğu ve şiddetten uzak, huzurla çalıştıkları bir gelecek diliyorum. Şifa dağıtan ellerin her daim kıymet görmesi temennisiyle; tüm sağlık ordumuza selam olsun.
SAYGILARIMLA
Hepinize SAĞLIKLI okumalar dilerim
SAVAŞ’ımın yokluğunun 5453’üncü Günü