48,5879$%0,15
56,3937€%-0,16
65,7844£%0,18
6.791,97%0,82
%
3743794฿%0.093
11 Eylül 2026 Cuma
Muhasebe sözcüğü günlük hayatımıza en fazla kullandığımız kelimelerden biridir. Muhasebe denilince aklımıza hemen gelir-gider, kar-zarar hesabı gelir. Bu işin maddi boyutu. Bunun bir de manevi boyutu vardır ama her nedense, bu anlamda muhasebenin zihinlerimizde fazla yer işgal etmediği acı bir gerçektir. Manevi anlamda muhasebe, yani nefis muhasebesi, hayatın amansız ve acımasız meşgaleleri arasında adeta kaybolup gider.
Ticaretle meşgul olan insanlarımızın mutlaka bir muhasebecileri vardır, olmalıdır. Ticaret erbabının yaptığı işten para kazanması elbette iş yapabilmesine bağlıdır, ama kazancın bir yönü de, muhasebenin iyi yapılmasına dayanır.
Ticareti meslek edinen ve bu şekilde rızkını temin eden her tüccarı elbette aynı kefeye koyamayız, bu haksızlık olur, su-i zan olur, iftira olur. İşini dürüst yapan insanlarımız başımızın tacıdır, onlara bir sözümüz olamaz. Fakat ticari anlamda muhasebe deyince, bazı insanlarımızın aklına hemen “vergi kaçırmak” gelir. “İyi muhasebeci fazla vergi kaçırabilen muhasebecidir” mantığı bizde yaygın kanıdır. Bu anlayışın sakat, yanlış, sakıncalı, gayri ahlaki olduğunu söylemek bile yersizdir.
Varlık sahibi bazı insanlarımız dini vecibelerini ifa ederken bile, bu “yanlış muhasebe mantığından” bir türlü kurtulamıyorlar. Söz gelişi, zekat vereceği zaman, vereceği miktarı olduğunca azaltmak için kendilerince hile-i şer’i-ye tenezzül eden zenginler görmek mümkündür. Zekat verme zamanı yaklaştığında nisaba tabi olan altın, gümüş, para veya ticaret malını, zekata tabi olmayan gayri menkule tahvil eden insanların bu tavrı gerçekten düşündürücüdür, üzücüdür. Zekatı ne diye veriyorsun, güya kimi aldatıyorsun Allah’ın kulu. Muhasebe demek kaçırmak, hile yapmak anlamına gelmemelidir. “Veren el, alan elden üstündür.” Bu nasıl akıl, bu nasıl Müslümanlık, bu nasıl vatandaşlık?
Bazı kapalı veya açık mekanların kameralarla kayıt altına alındığı gibi, bütün insanların hayatları da saniye saniye, an be an, sesli ve görüntülü olarak kayıt altına alınmaktadır. Zerre miktarı hayrın ve zerre miktarı şerrin “MİZAN TERAZİSİ”ne konulacağı hesap gününde, hiç kimsenin iyi ya da kötü yaptığı hiçbir şeyi inkar edemeyeceğini aklımızdan çıkarmayalım insanlar!
“Ölmeden önce ölünüz.” Ve “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.” Mealindeki hadis-i şerifleri iyi tahlil ederek, her akşam başımızı yastığa koyduğumuzda, uyumadan evvel “nefis muhasebesi” yapalım Müslümanlar!
Sadece maddi anlamda değil, manevi anlamda da neleri kazandık-neleri kaybettik, neleri söyledik-neleri söylemedik, karda mıyız-zararda mıyız? Bunların gerçek anlamda muhasebesini yapmadan günümüzü sonlandırmayalım mü’minler!
Hakiki manada ibadet ve kulluk, hayatı Allah’ın rızasına uygun olarak yaşamaktır. Bunu ne ölçüde başarabiliyoruz, ömür denilen süreyi hangi kriterlere göre tamamlıyoruz, bunları iyi düşünelim, muhasebe yapalım dostlar!
Nefis denilen ezeli ve ebedi düşmanımızın arzu ve isteklerine mani olmadan, nefsi ve ENE duygularını paspas misali ayaklar altında ezip geçmeden gerçek anlamda muhasebe yapamayız, unutmayalım.
Ticari anlamda muhasebesini sağlam ve düzgün yapamayan tüccarın iflası nasıl kaçınılmazsa, manevi anlamda da nefis muhasebesini isabetli yapmayan insanların hayat sınavını kaybetmesi aynı oranda kaçınılmazdır.
Geliniz, kronometreyi sıfırlayalım… Önce güzel bir nefis muhasebesi… Samimi olarak, can-ı gönülden bir tevbe-i istiğfar, Tevbe-i Nasuh… Ve hayata yeniden bir başlangıç… Var mısınız Müslümanlar?
Selam ve dua ile….
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.