DOLAR

48,2435$%0,20

EURO

56,2224%0,06

STERLİN

65,6444£%0,10

GRAM ALTIN

7.153,40%0,43

BİST100

%

BİTCOİN

3849186฿%0.21915

a

Demokratik İrade

Bir ülke için en büyük sorun adalet sistemindeki adaletsizliklerdir. Toplum, yasalara
sırtını dayayacağı inancını kaybederse hiçbir şeyinden emin olamaz. Çünkü toplumun en
önemli güvencesi yasalardır. Yasaların uygulanışında ayrıcalık ve kayırma gibi hiç de adil
olmayan uygulamaları görürse kendini güvende görmez. Ülke olarak içinde bulunduğumuz
durum tam da budur.
Ülkemizdeki sorunları sıralamaya kalktığınızda en başa hukuk sistemini koyuyorsanız
gerisini saymaya gerek yok demektir.
Başta düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere basın özgürlüğünden sivil toplum
kuruluşlarının düşüncelerini açıkça söylemelerine kadar muhalif her cümlenin sorgulandığı
bir korku ikliminin içinden geçiyoruz. İnsanlarımız üç düşünüp bir konuşur hale geldiler. En
basit eleştiri dahi hakaret muamelesi görmeye başladı. Düşüncenin suç sayıldığı algısı
toplumu suskunluğa itmiş durumda. Ankara’da hak arama mücadelesi veren gaziler ve
madencilerin günlerdir karşı karşıya kaldıkları durum ortadadır. Bu insanlar devletten ihale
istemiyor. Emeklerinin karşılığını bekliyorlar.
Hukukun temel prensibi olan yasaların adil şekilde uygulanmasının, iktidarın keyfine
kaldığı inancı toplumun sesinin kısılmasına neden olmuşsa hangi demokratik yolla hak
mücadelesi verecek insanlar?
Ne Anayasa Mahkemesi ne de altına imza attığımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararlarını uyguluyoruz. Oysa yasalara doğru oldukları için değil yasa oldukları için uymamız
gerektiğini unutuyor bizi yönetenler.
Kişilerin masumiyet karinelerini unutarak onları peşinen hükümlü ilan ediyoruz. Özel
durumlar hariç, “tutuksuz yargılanma” ilkesini yok sayıyoruz. Daha dün tutuksuz
yargılanmanın esas olması gerektiğini söyleyenler gelinen noktada dillerini yutmuşlar…
İktidarın küçük ortağı MHP, kendini güçlü gibi görse de sözünün pek de dikkate
alınmadığının farkında değil. Açılım adı altında çıkarılan yasaların ilerde doğuracağı
sorunların tek muhatabı gibi gösterileceğini göremiyor.
Ülkeye barış ve demokrasiyi getirmek isteyenler, son günlerde gündemin başını tutan,
adına “Kürt Sorunu” dedikleri sorunları çözmek için örtülü af yasaları çıkarmak yerine mevcut
yasaları uygulama yoluna gidebilseydiler ülkenin demokratikleşmesi açısından daha yararlı
işler yapmış olurlardı.
Devlet Bahçeli: “Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine” derken mevcut gerek
yasaların ve gerek de anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının
uygulanmasının gerektiğini söylemiyor muydu? Ne oldu? Siz önce mevcut yasaların
uygulanmasını sağlayın. Şayet anayasa hükümlerini tam anlamıyla uygulayabilseydik
demokratikleşme sorunu büyük ölçüde çözülürdü.
Demek ki sadece yasalarla demokrasi ve barış gelmez ülkelere. Yasaları uygulayacak
demokratik iradeye sahip yöneticiler de lazım.
Demokrasiye inanan iradeyi aramaya devam edeceğiz.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

SADE VATANDAŞIN FİKRÎ SORULARI!

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.