48,6025$%0,16
56,4406€%-0,08
65,7256£%0,09
6.789,97%0,79
%
3750385฿%-0.97526
Millî Mücadele Dönemi’nin en cesur, en sıra dışı kahraman kadınlarından biridir. Kastamonu’nun Duruçay köyünde doğan Halime Çavuş, vatanın işgal altında olduğu dönemde cepheye gitmek için kadın kimliğini gizlemek zorunda kalmıştır.
Saçlarını kazıttı, erkek kıyafetleri giydi ve çevresindekilere adının “Halim” olduğunu söyledi.
Ailesinin tüm engellemelerine ve itirazlarına rağmen babasının çiftçi giysisini giyerek yola çıktı ve Kastamonu’da kurulan sevk birliklerine yazıldı.
Öyle çakma kahraman, kamyonla sokağa çıkıp kahraman değil ha.!
Gerçek kahraman Türk kadınız
Halime Çavuş, Kurtuluş Savaşı’nın lojistik kalbi sayılan İnebolu-Ankara hattında (İstiklal Yolu) görev aldı.
İnebolu Limanı’na gemilerle getirilen mühimmat, cephane ve silahların cephane arabalarıyla karadan cepheye taşınmasında aktif rol oynadı.
İklim şartlarının son derece ağır olduğu Kastamonu ve Çankırı yollarında kışın dondurucu soğuklarına rağmen cephanenin ıslanmaması için kazağını mühimmatın üzerine örtecek kadar vatansever bir mücadele sergiledi.
Halime Çavuş’un gerçek kimliği, İnebolu yakınlarında cephane taşırken karlı ve dondurucu bir günde ortaya çıktı.
Bir denetim sırasında paşa kıyafetli bir komutan (Mustafa Kemal Atatürk), soğukta üzerindeki kazağı cephanenin üstüne örten bu genç askeri gördü.
Mustafa Kemal Paşa: “Evladım, neden üzerindeki kazağı cephaneye örttün? Sen üşümüyor musun?”
Halime Çavuş: “Beyim, ben üşüsem bir şey olmaz ama cephane ıslanırsa millet batar!”
Atatürk onda eğitimli bir asker olmamasına rağmen içindeki vatana bağlılık sadakatini görünce kimliğinin araştırılmasını istedi.
Ve kadın olduğu ortaya çıktı.
Böyle binlerce kahramanı olan milletin idaresi:
Yine “en az üç çocuk” demiş ve azalan Türk nüfusu için çalıştay yapmaya karar vermişsiniz.!
Anlıyorum.!!!
İdareciler:
Türkler akıldan yoksun insanlar değiller ve bakamayacağı çocuğu yapmıyorlar.
Çalıştaya fikirsel katkımız olacaksa; ev kiralarında üst limiti 5.000 TL yıllık eğitim harcamalarını ücretsiz yapmak maharetiyle özel okulları da kapatın ve üniversite bitiren gencin işini de garantileyin.
Tek şikâyetin ölümden olacağı bir memleket yaratın.
Yatağa giren adam ve kadın gaz, elektrik, kira, çocuğun okul harçlığını düşünmesin.
O adam da kadın da seve seve sevişerek çocuk yapar.
Yoksa sevişmek sevgiden değil görevden gelir:
Sevgisiz çocuklar doğar ve insanlık bunlarla uğraşmak zorunda kalır.
Değerli idareciler:
Yine köprü ve otoyol’ları satmaya karar vermişsiniz.
Bir de milletin kurduğu köprüyü otoyolu niye satar.
İllaki satacaksa neden halkına satmaz da bir gruba, bir kişiye satmak ihtiyacı hisseder?
Ayrıca benim olanın satışının kararını ben neden vermiyorum?
Çok şey konuşulup yazılır ama hepsi havada kalır:
Atı alan Üsküdar’ı geçti.
Doğru yolda olana selam olsun.
Bakan TEKİN’den Giresun’a Yakın İlgi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.