46,3018$% 0.02
53,7358€% 0.08
62,1518£% 0.07
6.467,72%0,84
14.444,95%-0,01
3087256฿%0.66788
Kayyum Kılıçdaroğlu’nun, iktidarın yargı yoluyla kendisine armağan ettiği genel
başkanlığı bırakmaya niyeti yok ki olağanüstü kongreye giderek CHP’deki tartışmaları
bitirmek yerine “arınma”dan bahsederek siyasi rakiplerini ihraç etme yolunu seçiyor.
“Ergenekon ve Balyoz” davalarını yaşadık. Yüzlerce yurtseverlerin ordudan
uzaklaştırılması için araç olarak kullanılan davalardı bunlar. Arkasında ölümler, intiharlar ve
gözyaşları arasında binlerce mağdur yurtsever bırakan bu davaların savcı ve hakimlerinin
kimler olduğunu biliyor toplum. Anıtı dikilecek denilenlerin resimleri de kalmadı… Kim, neyi
arındırdı?..
CHP’li belediyelere yönelik açılan davaların sonucunu beklemeden arınmadan
bahseden Kılıçdaroğlu, bu davaların, yapılacak ilk seçimde iktidarı değiştirmeye aday
görünen, halkın umudu olmuş Özgür Özel liderliğindeki CHP’yi seçmenin gözünde umut
olmaktan çıkarma girişimleri olarak algılandığını fark edemiyor mu? Yoksa davaları takip
etmeyi mi bıraktı? Çöken iddianameleri, etkin pişmanlıktan yararlananların şimdiki
pişmanlıkları, Kılıçdaroğlu’na bir şey anlatmıyor mu?
Anadolu insanı ağalık düzeninden çok çekti. Siyasetteki ağalardan da haz almıyor artık.
Kendisini yönetecekleri kendinin belirlemesi hakkına saygı gösterilmesini bekliyor. Atananı
değil, seçtiğini görmek istiyor başında. Yani anlayacağınız, siyaseten marabalık düzenini
kabul etmiyor.
CHP öncelikle dededen milletvekili doğanlardan arınmalı. 13 seçim kaybeden genel
başkan ve yöneticilerden arınmalı.
Bana göre siyasetin topyekûn bir arınmaya ihtiyacı var. Bunun için de işe siyasi etik
yasasından başlamak gerekir. Siyasetin zenginleşme aracı olmayacağı kanunlarla ortaya
konulmalı. Bırakın siyasetçiyi herkes kazancının hesabını vermeli devlete.
Siyasi parti genel başkanlarının “Kral” olmasının önüne geçilmeli. Seçime girecek bütün
adaylar siyasi partinin bölgedeki tüm üyelerin katılımıyla belirlenmeli. Siyasi parti genel
başkanlarını da o partinin tüm ülkedeki üyeleri seçmeli. İki dönem milletvekilliği yapanlar
tekrar aday olmak isterlerse seçim bölgelerinden çıkardıkları milletvekili sayısının sonuna
geçmeliler. Arka arkaya iki genel seçimi kaybeden parti yönetimleri görevlerini bırakmalı…
Anlayacağınız, siyaset halkla yapılır. Halka rağmen siyaset olmaz. Seçmende
karşılığının kalmadığını görmek istemeyen liderler partilerine zarar vermekten başka bir şey
yapamazlar, tıpkı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugün yaptığı gibi.
Eskiden tembel öğrenciler, ders kitaplarının arasında Tommiks Teksas çizgi roman
kitapçıklarını saklarlardı. Anne-babalar, çocuklarının elindeki ders kitabını görünce ders
çalıştıklarını sanırlardı. Oysa çocuğun okuduğu ders kitabı değil Tommiks Teksas çizgi
romanıydı. CHP’li seçmenler, Kılıçdaroğlu’nun elindeki kitabın arasındaki AKP kitapçığını
görüyor artık.
Sayın Kılıçdaroğlu, yolunuzun yanlışlığını görmek İsterseniz Güven Park’tan
Anıtkabir’e yürüyenleri tekrar tekrar izleyin…
Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarken Bandırma Vapurunda
mürettebat dahil sadece 48 kişi vardı. İzmir’i düşmandan kurtardığı ve Kurtuluş Savaşı’nı
zaferle taçlandırdığı 9 Eylül 1922’de ise ardında şanlı Türk ordusu yürüyordu.
CHP mutlaka birilerinden arınmalı. Acaba önce kimden başlamalı dersiniz?..
VEKİLİM ERTUĞRUL GAZİ KONAL
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.