47,9135$%0,00
55,4985€%-0,05
64,8440£%-0,16
6.764,90%-0,59
%
3081396฿%1.4
Sokaktaki vatandaşa mikrofon uzatıp “transfer” nedir? diye sorsanız alacağınız yanıtın
hemen hemen tamamı “futbolcu almak” şeklinde olur. Oysa son günlerde futbolcu transferinin
önüne geçen milletvekili ve belediye başkanı transferleri yaşanıyor.
Vatandaş, verdiği oyların böylesi transferler yoluyla muhalif olduğu partiye taşınmasını
kendine yapılan ihanet olarak görüyor, öfkesi de tavan yapıyor. Asıl soruyu da sormadan
edemiyor; Neden partisini değiştirdi?.. Bu soruyu sorarken de bir sürü senaryo yazıyor
kafasında: Yargılanma korkusu mu, siyasi gelecek kaygısı mı, menfaat sağlama mı?.. Kimin
ne dediği değil vatandaşın ne düşündüğü önemlidir.
Bir siyasetçi gerçekten siyasi görüşünün değiştiğini, eski partisinin demokratik
ilkelerinden uzaklaştığını veya artık o partiyle çalışamayacağını seçmenine anlatır ve
partisinden ayrılırsa bunu siyasetin doğal bir sonucu olarak görebiliriz. Ne var ki geçişlerin
hep iktidar partisine doğru kayması toplumda yukarıda söylemeye çalıştığım kuşkuların
haklılığını güçlendirir.
Çeşitli nedenlerle partisinden ihraç edilenlerin yeni bir oluşumla parti değiştirmeleri
elbette anlaşılabilir. Bunun örneklerini Refah Partisinden AKP’ye, CHP’den DSP’ye, MHP’den
Büyük Birlik Partisine, Zafer Partisine, İYİ Partiye, son olarak da CHP’den YENİ Partiye
geçişlerde gördük. Yani milletvekilinin partisiyle fikir ayrılığı yaşaması, hatta partisinden
ayrılması parlamenter siyasetin doğal parçası olabilir. Ancak siyasal çizgisini tersine çeviren
bir değişim varsa orada başka şeyler vardır. İşte toplum bunları normal görmüyor.
Bugünlerdeki milletvekili transferleri de toplumsal kuşkuları körüklüyor.
Bir belediye başkanı, seçimden hemen sonra partisinden ayrılıp aynı görevde başka bir
partiye geçiyorsa, hukuken mümkün olsa bile siyasi meşruiyeti açısından seçmene bir
açıklama borcu olduğunu düşünüyorum.
Hatta bana göre ideal sistemde, seçildikten hemen sonra parti değiştiren belediye
başkanları görevlerini de bırakmalılar. Ayrıca herhangi bir nedenle boşalan belediye başkanlığına
kayyım atamak yerine belediye meclisindeki sayısal dağılıma bakmaksızın aynı partinin bir meclis
üyesinin üstlenmesinin yasal zemini oluşturulmalı. Böylece vatandaşın oy tercihine de saygı
gösterilmiş olur.
Koca koca insanların ayakkabı değiştirir gibi parti değiştirmeleri gelecek kuşaklara kötü birer
örnek olarak tarihin tozlu sayfalarına not ediliyor. O sayfaları temizlemenin yasal yollarını
bulmadığımız sürece bunları konuşmaya devam edeceğiz.
HORON GÜZEL DE…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.