DOLAR

49,7849$%0,07

EURO

55,5858€%-0,07

STERLİN

66,4552£%0,09

GRAM ALTIN

6.461,17%0,55

BİST100

%

BİTCOİN

3994520฿%0.68442

a

Cumhuriyet, Atatürk’ün Bize Emanetidir

İYİ Haftalar…

İki gün sonra, 29 Ekim’de Cumhuriyetimizin ilanının 103. yıl dönümünü kutlayacağız. 103 yıl önce bu ülkenin kaderini değiştiren büyük bir adım atıldı; egemenliğin millete ait olduğu yeni bir dönem başladı.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının hangi şartlarda bu ülkeyi kurduğunu, ne büyük mücadeleler verildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhuriyet sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda özgürlük, eşitlik, eğitim ve geleceğe umutla bakabilme meselesidir. Atatürk’ün açtığı yolda ilerlemek, onun adını anmakla sınırlı değil; aklı ve bilimi rehber edinmek, ülkemize sahip çıkmak, birbirimize saygı duymak ve çocuklarımıza daha güzel bir gelecek bırakmakla mümkündür. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz ama bu ülkenin ortak değerlerini korumak hepimizin sorumluluğudur. Cumhuriyet kolay kazanılmadı; kıymetini bilmek ve gelecek nesillere taşımak da bizim görevimiz. Başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen herkesi saygı ve minnetle anıyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mızı yürekten kutluyorum.
Cumhuriyetimiz nice yüzyıllar boyunca yaşasın.


24 Ekim’de gazeteciler, “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” diyerek meydanlara çıktı. Peki, gazeteciler neden hâlâ basın özgürlüğünü savunmak zorunda kalıyor? Gazetecilik yalnızca haber yazmak değil, gerektiğinde soru sormak, yanlışları gündeme getirmek ve halkın sesi olmaktır.
Elbette gazeteci de yaptığı haberin sorumluluğunu taşımalı, gerçeklerden uzaklaşmamalıdır. Ancak eleştiren gazeteciden rahatsız olmak, basından yalnızca övgü beklemek kabul edilemez. Gazeteci kimseyi memnun etmek için değil, kamuoyunu bilgilendirmek için görev yapar. Biz ayrıcalık değil, özgürce haber yapabilmeyi istiyoruz. Çünkü basın susarsa yalnızca gazeteciler değil, gerçeği öğrenme hakkı olan vatandaşlar da kaybeder.


Bazen insan sağlığını, bir şikâyeti olana kadar erteliyor. Oysa bazı hastalıklarda geç kalmanın bedeli çok ağır olabiliyor. Meme kanseri de bunlardan biri. Ekim ayı, meme kanseri farkındalığını artırmak için önemli bir fırsat. Ancak farkındalık yalnızca pembe kurdele takmakla, birkaç paylaşım yapmakla sınırlı kalmamalı. Kadınlarımızın kendi sağlıklarını ihmal etmemesi, kontrollerini zamanında yaptırması ve belirtiler konusunda bilinçli olması gerekiyor. Meme kanseri erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı önemli ölçüde artabiliyor. Üstelik bu konu yalnızca kadınların değil, hepimizin meselesi. Ailelerin, sağlık kuruluşlarının ve toplumun görevi, kadınları korkutmak değil, bilinçlendirmek ve gerekli sağlık hizmetlerine ulaşmalarını kolaylaştırmak. Lütfen sağlığımızı ertelemeyelim, kontrollerimizi ihmal etmeyelim. Çünkü erken teşhis bazen bir hayatı, bazen de bir ailenin geleceğini değiştirebilir.
SAYGILARIMLA
Hepinize SAĞLIKLI okumalar dilerim
SAVAŞ’ımın yokluğunun
5677’inci Günü

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Otomatik taslak

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.