DOLAR

45,9371$% 0.06

EURO

53,5216% 0.16

STERLİN

61,9356£% 0.19

GRAM ALTIN

6.687,18%1,02

BİST100

13.930,30%1,65

BİTCOİN

3187840฿%-4.57431

a

“Mutlak Butlan” Bahane

Kurban Bayramı’nı insanlara zehreden zihniyetin asıl hedefinin cumhuriyeti ortadan kaldırmak
olduğunu düşünenlerdenim. Kim ne derse desin CHP için verilen “mutlak butlan kararı” bunun işaret
fişeğidir.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Anayasanın 79. Maddesi çok net olarak ortadayken Ankara Bölge
Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin kararına karşı yapılan itirazı reddetti. Şöyle diyor
anayasamızın 79. Maddesi: “Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde
yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve
seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve
kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve
Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.
Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.” diyor.
Kısacası siyasi partilerin mahalle seçimlerinden başlamak üzere kongrelerine kadar yapılacak
tüm seçim sürecinin tek yetkilisi YSK’dır. YSK’dan alınan mazbata ile genel başkan olunur.
Bırakalım CHP’lileri, aklıselim vatandaşlarımız da “mutlak butlan”ın siyasi bir karar olduğu
konusunda hemfikirler. Yapılan en son mahalli seçimlerde birinci parti olan CHP’nin önünü kesmek
için yargının kullanıldığına inanıyorlar. Toplumdaki genel algı budur…
Bütün bunların üstüne, bir de CHP Genel Merkezin boşaltılması ve Kılıçdaroğlu’na(kayyıma)
teslim edilmesi için emniyet güçlerinin kullanılması ve binanın savaş alanına döndürülmesine neden
olmak, Kemal Kılıçdaroğlu taraftarlarını da isyan ettirdi. Hangi siyasi parti olursa olsun polis zoruyla
ele geçirilmemelidir. Sonuçta bu insanlar ikna edilebilirdi. Ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun acelesi olmalı
ki derhal binanın emniyet güçleri vasıtasıyla boşaltılmasını istiyor…
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve AKP sözcüsü, ortada bir mahkeme kararı olduğunu ve herkesin
saygı duyması gerektiğini söylüyor. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği birçok kararı uygulamayanların
“mutlak butlan kararı” için mahkeme kararı deyip herkesin uyması gerektiğini söylemeleri inandırıcı
olmaktan uzak kalıyor.
Kılıçdaroğlu’nun görüşme, uzlaşma için görevlendirdiği milletvekillerinin genel merkeze,
arkasında kim olduğu belli olmayan kriminal tiplerle, sabahın yedisinde gelmelerinin anlamı nedir?
Toplum, gelinen noktada Kemal Kılıçdaroğlu’nun uygulamalarına bakınca, genel başkanlığı
süresince asıl hedefinin iktidar olmak değil, muhalefet olarak durumu idare etmek olduğunu
düşünüyor. Anlayacağınız onun da iktidarın bir aparatı olduğuna inanıyor.
Toplumdaki bu algının doğru ya da yanlışlığını bir yana bırakırsak, Kemal Kılıçdaroğlu bütün bu
olumsuz algıları dağıtma şansını kullanmadı. Mutlak butlan kararı açıklandığında en yakın bir tarihi
olağanüstü kongre tarihi olarak ilan etseydi, kişisel itibar kaybının önüne geçip siyasi kahraman
olabilirdi.
Gelinen noktada iki şeyi görmek zorundayız. Birincisi, AKP ve MHP dışındaki bütün partiler,
“mutlak butlan kararının” demokrasiye vurulan bir darbe olduğu konusunda hemfikirler. İkincisi,
mutlak butlanla açılan bu yol, siyasi partileri ve demokrasiyi ortadan kaldırmanın aracına dönüşür.
Anlayacağınız, ülkemiz siyaseti yargı yoluyla dizayn edilmek isteniyor. Siyasi partiler için
anayasaya rağmen, YSK dışındaki mahkemelerin karar vermesinin yolunun açılması, demokrasiden
oligarşiye geçilmesini isteyenleri cesaretlendirir. Bütün bunları kurgulayanlar unutmasınlar ki Türk
toplumu oligarşiye geçit vermez…

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

EY ADALETİNE SIĞINDIĞIM TÜRK MİLLETİ.!

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.