SIÇAN DELİĞİ

Vallahi bir ömrü "Ey CHP", "Ey MHP", "Ey AKP" diye diye bitirdik.
Allah'ın bile dil, ırk, renk, cinsiyet ayrımı yapmadan yargıladığı insanları , siyaset denen yapı 40 ayrı parçaya böldü .
1983 yılında Hatay'da öğretmenlik yapıyordum. Bir öğrencimin hasta olduğunu öğrenince elime birkaç şey alıp ziyaretine gittim.
Öğretmenin geldiğini duyan mahalle sakinleri kısa sürede evin önünde toplandı.
Bende şaşırdım, bilmediğim bir yer, çoğu Türkçe bile bilmiyor.
Insan kuşkulanıyor tabi
İçlerinden yaşlı bir amca yanıma yaklaşıp:
— Sen insanlar arasında Alevi-Sünni ayrımı yapmıyor musun? diye sordu.
Ben de:
— Vallahi ben Alevi nedir, Sünni nedir pek bilmem. Benim için iki türlü insan vardır; iyi insan ve kötü insan, dedim.
Meğerse Hatay'da Alevi mahallesi, müslüman mahallesi diye ayrım varmış.
Ve o alevi mahallesine giden ilk öğretmen ben olmuşum.
Aradan tam 43 yıl geçti.
Yıl 2026…
Ben hâlâ Alevi ile Sünni arasındaki farklılıkları ayrıntılarıyla bilmem.
Çocukluğumuzda dini hikâyeler anlatan kitaplar vardı. Boş zamanlarımda hep onları okurdum.
O hikâyelerde kul hakkı vardı.
Adalet vardı.
Doğruluk vardı.
Sevgi vardı.
İnsan ayırımı yoktu.
Biz o değerleri okuyarak ve onlara inanarak büyüdük.
Bugün etrafıma baktığımda siyasi değerler bütün ahlaki değerlerin önüne geçmiş.
Tarih boyunca güçlü devletlerin çöküşünde iç ayrışmaların ve bölünmüşlüklerin önemli payı olmuştur.
Ama bunu bu millete anlatmak çok zor.
Bazen düğünlerde, sünnetlerde veya çeşitli davetlerde bütün siyasi partilerin temsilcilerini yan yana görüyoruz.
Bir bakıyorsunuz, aynı masada oturuyorlar.
Bir bakıyorsunuz, kol kola halay çekiyorlar.
Ama dışarıda gariban, yoksul, işçi, emekli birbirlerini kıracak şekilde onların kavgasını yapıyor.
Rahmetli babam, Ecevit denildi mi; gözlerinin içi gülerdi.
"Karaoğlan gelecek, bizi kurtaracak" derdi.
Ama Karaoğlan, babamın varlığını bile bilmeden babam 1992 yılında bu dünyadan göçüp gitti.
Yoksulluğu, zengin kesim karşısında ezilmişliği anlatan Yilmaz Güney'in Umut filmi 1970 yılında çekildi.
Iyiliğin toplumda kabul görmediği Şener Şen'in Çıplak Vatandaş filmi 1985 yılında çekildi.
Cumhurbaşkanımızın ama montaj, ama şu bu dediği gibi;
Ama film, ama şu bu.
Hepsi bozuk düzenin içinde güzel günler hayal eden insanların hikayesi.
Filmde olsa gerçeğe dönüşmedi.
Fakat halen, bu düzenin değişerek güzel günler göreceğine inanan insanlar var.
Düzeni değiştiremezsin.
Dünya, kafasını düzene göre değiştirenlerin dünyası.
Kimi, 20 bin lira emekli maaşı kabul edilemez der.
Kimi çıkar 3 bin lira bayram ikramiyesi kabul edilemez der.
Sonra herkes milyarlık köşklerine, milyarlık villalarına gider.
….ve sen o kabul edilemez dedikleri 20 bin lira ile bir yıl, O kabul edilemez dedikleri bayram ikramiyesi ile 5 bayram daha geçirirsin.
Ne diyeyim başka;
Sistem denilen şey kısaca şöyle;
Evli evine , köylü köyüne.
Evi olmayan sıçan deliğine.