PAMUK İPLİĞİ
Yaklaşık 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Yönelik Kanun Teklifi" komisyondan geçti.
Toplumda büyük bir bilgi kirliliği almış başını gidiyor.
Kimi, "Yasa çıkarsa PKK terör örgütünün elabaşı da serbest kalacak." diyor.
Kimi, "Bütün terör hükümlüleri dışarı çıkacak." diye iddia ediyor.
Peki, doğru hangisi?
Gönül ister ki dünyada hiç terör olmasın.
Fakat insanlık tarihine baktığımızda terörün olmadığı bir dönem yok.
Ne yaparsak yapalım, dünyada terör bundan sonra da bitmeyecek.
Kıbrıs'ta EOKA militanlarının yüzlerce masum Kıbrıs Türkünü, masum çocukları vahşice katlettiği terör saldırılarının üzerinden daha 63 yıl geçti.
Tarih, milyonlarca insanın vahşice katledildiği terör saldırılarıyla dolu.
Çünkü kutuplaşma, terörün beslendiği en önemli zeminlerden biridir.
Zevk için gittiğimiz maçlarda bile kaybettiğimiz canlarımız bu kutuplaşmanın bir ürünü değil mi?
İnsanlığın, geçici olarak da olsa, huzura ve barışa ihtiyacı var.
Ölenlerin üzerinden geleceği inşa edemeyiz.
Fakat bugün gerçekten toplumsal bir barış ilan edilecekse, bunu da şehitlerimize borçluyuz.
Çünkü şehitlerimiz ve gazilerimiz, bu memleketin, bu milletin huzuru için kendilerini feda etti.
Fakat öyle bir algı yaratılıyor ki sanki barış olmazsa her şey daha huzurlu, herkes daha güvende olacak.
Dünya hızla değişiyor. Teknoloji değişiyor.
Sadece karşıt düşünceyle, "kana kan" anlayışıyla nereye kadar gideceğiz? Nasıl bir çözüm üreteceğiz?
Barış elbette olmalı.
Geçmişte verdiğimiz şehitlerimizin ve gazilerimizin acı öyküsü yüreğimizi yakarken, gelecekte verilecek şehitlerin ve gazilerin vebali ne olacak?
Bu barış sürecine sadece bir iki parti değil, Meclisin büyük çoğunluğu destek veriyor.
Komisyondan geçerek Meclise sunulan bu teklif, göstergelere göre sanırım büyük bir çoğunlukla kabul görecek.
Fakat bütün tartışma burada başlıyor işte.
Bu Çerçeve Yasa'nın ne olduğu somut olarak bilinmiyor.
Milyonlarca emeklinin aç gezdiği, binlerce insanın yoksulluk sınırı içinde yaşadığı bu memlekette milletvekillerine sunulan ihtişamlı, lüks hayatı ben de eleştiriyorum.
Fakat bir kararla bir devleti savaşa sokacak, bir kararla savaştan çıkaracak güce sahip olan Meclis çoğunluğunun devletin bekası adına aldığı bu kararlara güvenmek zorundayız.
Hani Serenad Bağcan'ın bir şarkısı var ya…
"Zaten pamuk ipliğiyle bağlanmışım hayata…
Koparmayın, koparmayın biraz daha…"
"Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki…
Sanki hayatta her şey
Gerçekten pamuk ipliğine bağlı"