İSTİKAMETİMİZİ BELİRLEYEN HÜKÜMLER-1
Dünya ve ahiret mutluluğunun, huzur ve kurtuluşunun tek ve emsalsiz reçetesi olan Kur'an-ı Kerim'deki tüm ayet-i celileler iman bakımından aynı hükümlere tabidir, birinin diğerine nazaran üstünlüğü yoktur.
Kur'an-ı Kerim bir Navigasyondur, yolu gösterir; bir nur ve ışıktır, yolumuzu aydınlatır; trafik levhaları gibidir, yanlış hareketleri engeller; mihenk taşı gibidir, insanların ayarlarını, kalitesini, samimiyetini, sadakatini belirler.
Kur'an-ı Kerim dürbün gibidir, çok uzakları bile gösterir; bir gözlük gibidir, her şeyi net olarak gösterir; bir pusula gibidir, insanlara yön gösterir; bir saat misalidir, kaybolan zamanı hatırlatır; bir radar gibidir, maddi ve manevi her türlü tehlikeyi gösterir.
İman ve inkâr bakımından insanların durumu her yerde ve her devirde tartışma konusu olmuştur. İşin aslına bakılırsa, hiç bir kimsenin bir başkasını yargılamaya, hakkında olumlu-olumsuz hüküm vermeye ne hakkı vardır, ne de yetkisi vardır.
Bu hususta en doğrusu, ihtiyaç hissedenler kendi kararlarını kendileri versinler. Nasıl mı ? İşte Kur'an-ı Kerim, işte kantar. Dileyenler çıkarlar kantara ağırlıklarını gözleri ile görürler.
Bu meyanda günlük hayatımızda, hayatın akışı içinde insanların durumlarına göre bazı ayet-i kerimeler birazcık öne çıkar. Mamafih İnsanların yaşadığı bazı zaman ve mekân dilimlerinde ihtiyaçlar değişebiliyor. Bu anlamda maddi ve manevi dertlerimize derman olabilecek, bizi huzura kavuşturacak, dareyn saadetine vesile olacak bazı ayet-i kerimeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Allah katındahakdin İslam'dır..." (Ali imran:19) " Kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din asla kabul edilmeyecektir ve O, ahirette ziyan edenlerden olacaktır." (Âl-i imran :85)
"Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adil davranmamaya itmesin, adaletli olun..." (Maide: 8)
"...Kim Allah'ın indirdiği (hükümler ile) hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir."(Maide: 44)
"...Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir." (Maide: 45)
"...Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar fasıklardır." (Maide :47)
"...(Habibim) Artık aralarında Allah'ın indirdikleri ile hükmet. Sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. onların ..Allah dileseydi sizleri tek bir ümmet yapardı...sizi denemek (imtihan) için böyle yaptı..." (Maide :48)
" Yoksa onlar (İslam öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar ? İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır." (Maide :50)
"Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları dost (veli, idareci) edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostudurlar. İçinizden onları dost edinenler, onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğuna hidayet vermez. (Maide :51)
"Kalplerinde hastalık bulunanların "başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek, onların arasına koşuştuklarını görürsünüz..." ( Maide :52)
"Yeryüzünde bulunanların çoğunluğuna uyacak, seni Allah'ın yolundan saptırırlar..." (Maide : 116)
"Şüphesiz bu, (Kur'an) benim yolumdur, buna uyun, (başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır..." ( En'am : 153)