BİZ BU HALE NASIL GELDİK ?
Mustafa, her gün olduğu gibi o gün de boya sandığını önüne koydu, hazırlıklarını tamamladı ve müşterilerini beklemeye başladı. Çok geçmeden ilk müşterisi de geldi. "delikanlı ayakkabılarıma güzel bir boya vur bakalım" dedi ve devam etti "ücret ne kadar dostum". "2 lira amca" cevabını alınca, "ama benim fazla param yok, 1 liralık boyasanız olmaz mı" dedi.
Mustafa müşterisinin yüzüne baktı, " olmaz amca. ben işimi gereği gibi güzel yapayım, siz yine de 1 lira verirsiniz, hiç vermeseniz de olur"- "1 liralık boya neden yapmıyorsun ki" - " Yapamam amca. Çünkü öğretmenimiz, "çocuklar hayatınız boyunca daima dürüst, ahlaklı, terbiyeli olun.Yaptığınız her işi sağlam, hilesiz ve güzel yapın. parasına, makamına, unvanına bakarak insanlar arasında ayrım yapmayın derdi. Aynı öğütleri babam ve anam da devamlı söylerdi, ben böyle yetiştim" dedi. - "Madem ki işini güzel yapacaksın o zaman sana 5 lira vereyim." - "Olmaz amca hakkım olandan fazlasını asla alamam, öyle şey olmaz"
Bu müthiş ve çok da alışılmamış cevap, ilk görev yerine yeni atanan Kaymakamın çok hoşuna gitti ve - "adın ne senin delikanlı" dedi. - "adım Mustafa amca." - "Baban ve annen ne iş yapar ?" - Babam ve annem trafik kazasında vefat ettiler." - "Nerede kalıyorsun ?" - "Akrabalarımın yanında kalıyorum. Onlara fazla yük olmamak için de çalışmam gerektiğini düşündüm ve yapabileceğim en iyi işin şimdilik ayakkabı boyacılığı olduğuna karar verdim."
"Ben bu İlçenin kaymakamıyım. Mustafa, Seni himaye altına alsam, tüm ihtiyaçlarını karşılasam, seni okutmak istesem okur musun ?" teklifini duyunca Mustafa çok heyecanlandı, gözleri ışıl ışıl oldu ve - "tabii ki okurum Kaymakam Bey, çok teşekkür ederim" dedi. Kaymakam, o günden sonra Mustafa'yı himayesine aldı, onu okuttu ve zaman içinde üst düzey bürokrat olmasına , devlet kademelerinde hayırlı hizmetler yapmasına vesile oldu.
Ah Mustafa ah. Bir zamanlar her çocuğumuz bir Mustafa'ydı. Her ne olduysa oldu, şimdi şartlar değişti, Mustafa'lar azaldı, hatta nesli tükenme noktasına doğru hızla ilerlemekte...Mustafalar çok iken 3 kıtaya hükmediyorduk, şimdi 3.5 soysuz teröristlerle baş edemez hale geldik. Bununla da kalsak iyiydi, daha ne kara günler yaşayacağımız şimdilik meçhul, ama tehlike büyük, hem de çok büyük.
Bugünlerde Mustafa'lara çok ihtiyacımız var. Ticarette, siyasette, hukukta, tarımda, sanayide, memuriyette, bürokraside, sanatta, iş dünyasında, el hasılı hayatın her alanında, her zaman ve her yerde... Çünkü içinde bulunduğumuz perişan halimizin sebebi Mustafa'ların azlığıdır.
Ülkemizin, milletimizin hatta insanlığın saadet ve selameti, huzur ve güveni, barış ve kardeşliği için dürüst, ahlaklı, sağlam karakterli, milli ve manevi değerlerine bağlı, çalışkan, vatansever gençliğimizin yetiştirilmesi acil bir ihtiyaçtır, elzemdir.
Gençlerimize bu yönde telkin ve tavsiyelerde bulunduğumuzda maalesef olumsuz yönde aşırı tepki ile karşılaşıyoruz. Ve diyorlar ki, "biz büyüklerimize bakıyoruz namaz, oruç, hac, umre ve diğer ibadetler var. Sakal, sarık, şalvar var. başörtüsü, pardesü, çarşaf var. Tarikat, zikir var.
Ama çok az istisnaları olmakla beraber aynı insanlarda hırsızlık, arsızlık, yolsuzluk var. Adam kayırma, torpil, kul hakkı yeme var. İhalelerde yolsuzluk, devlet malına tecavüz, her türlü pislik var. Din istismarı var. Ahlaksızlık var. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.!! Bu nasıl Müslümanlık. ?
Hangi okulda eğitim görürse görsün, dindar veya değil, hangi ailenin çocuğu olursa olsun son yıllarda yetişen çocuklarımızın hal ve hareketlerine, tutum ve davranışlarına, konuşmalarına dikkatlice bakınız. Neler göreceksiniz neler !!!!
Gönül köprüsü kurup da biraz sohbet etme fırsatı bulursanız şok olacaksınız. Özet olarak diyorlar ki, eğer İslam buysa ben Müslüman olmak istemiyorum. Zira ortalıkta Müslüanım diyenlere bakıyoruz da......Tamam, bir yaratıcının var ola ihtimali kuvvetle muhtemeldir, ama .....lakin...(korkunç söylemler) Maalesef Gençlerimiz Ya ataist, ya ateist, ya da deist.....
Gençler, kusursuz olan İslam'dır, İslam'ı gereği gibi yaşamayan veya yaşamayan kalitesi düşük, ayarı bozuk Müslümanlar değildir. İslâm'ı öğrenmek istiyorsanız kişilere bakmayın; Kur'an-ı Kerim'e ve Sünneti seniyye'ye bakınız. Çünkü, yapılması gereken İslam Dinini sağlam kaynaklardan öğrenmek, öğrenilenlerle amel etmek ve diğer insanlara da tebliğ etmektir.
Sizin sözünü ettikleriniz fason Müslüman. Onların kendilerine hayrı yok ki, size de olsun. " Müslümanları görmeden bizi İslam ile şereflendiren Allah'a hamdolsun. Önce Müslümanları görseydik belki de durum farklı olurdu" diyen, Dünya ağır siklet boks şampiyonu M.Ali Clay ve Dünyaca ünlü şarkıcı Yusuf İslam'ı unutmayınız. Selam ve dua ile. Hayırlı Cumalar Müslümanlar.