Bank ve sandalye

Mutlak butlancıların CHP Genel Merkezini polis zoruyla ele geçirmeleri “seçilmişleri”
sokağa döktü. Gittikleri her yerde, bazen çarşı pazardaki bir sandalye bazen de parktaki bir
bank onların hem koltukları hem de konuşma kürsüleri haline geldi. CHP’yi butlancılardan
kurtarmak isteyen seçilmişler, makamların önemli olmadığını, vatandaşın oturduğu her yerin
onların makamı olduğunu tüm halka gösterdiler. Onlar, siyasi meşruiyeti mahkeme
kararlarından değil halkın gücünden almayı tercih ettiler. Adeta “biz halkız” diyorlar.
Özgür Özel ve ekibi, izledikleri bu politik mücadele yöntemiyle de sadece kendi
seçmenlerinin değil muhalif seçmenlerin de gönüllerine girmeyi başardılar. İktidarın tüm baskı
ve güçsüzleştirme çabalarına rağmen siyasetin yapılabileceğini kanıtlarken halka rağmen
siyasetin yapılamayacağını da gösterdiler.
Yargının atadığı butlancılar sokağa çıkamazken Özgür Özel ve ekibi, koruma ordusuyla
da değil yalnız başlarına vatandaşların arasında dolaşıyorlar. Hukuki kararlar bizi yıldıramaz,
demeye çalışıyorlar. Bütün bunlar yaşanırken iktidarın kayığına binen atanmışlar,
kullanıldıktan sonra okyanusta küreksiz bırakılacaklarını akıllarına getiremiyorlar.
Daha düne kadar Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye her türlü hakaret ve karalama
politikasını yürüten iktidar medyasının yüz seksen derece dönüşle Kılıçdaroğlu seviciliğine
soyunmasının nedeni nedir sizce?
Bugün CHP’nin başına gelenler, CHP’nin meselesi olmaktan çıkmış, ülkedeki rejim ve
sistem sorunu haline gelmiştir. Bundan sonra ülkede yapılacak seçimlerin güvenliğinden
endişe duyuyor halk. Seçtiğim beni temsil edemeyecek ise ben neden sandığa gidiyorum,
demeye başladılar. İktidarın istediği de bu işte; Umudunu kaybetmiş bir muhalefet…
Ülkenin dört bir yanı işgal altındayken halkın umudunu yeşerten ve Osmanlı’nın
küllerinden bir devlet kuran Kuvayımillîye ruhu, bunun da altından kalkacaktır. Halkın azim ve
kararlılığı ülkeyi mutlaka aydınlığa çıkaracaktır.
Butlancılar demir kapıları kırıp kolluk güçleriyle girdikleri parti binalarından çıkamazken
halk seçtiğine sahip çıkıyor. Ayağına kadar gelen seçtiklerine bir bank, bir sandalye buluyor
halkımız…