Bir arkadaş ortamında sohbet ederken, emekli bir komutan, dünyanın en zor şeyi sistemle uğraşmaktır demişti. Sistem içindeki insanlar aynı bayrak, aynı vatan için yaşarlar. Aynı havayı solur, aynı çiçeği koklar,..
Bir arkadaş ortamında sohbet ederken, emekli bir komutan, dünyanın en zor şeyi sistemle uğraşmaktır demişti.
Sistem içindeki insanlar aynı bayrak, aynı vatan için yaşarlar.
Aynı havayı solur, aynı çiçeği koklar, aynı maça giderler.
Ortak örf ve adetleri, ortak kaygıları, ortak bayramları, ortak türküleri vardır.
Fakat, sistem son yıllarda öyle bir duruma getirildi ki!
Kardeşin, kardeşe düşman olduğu sağ sol döneminde bile bu kadar bölünmemiştik.
Halbuki günümüzdeki sistemin içinde paradan başka, kimsenin ideolojik bir yapısı, kimsenin farklı bir görüşü yok.
Herkesin istediği ortak bir adalet, ortak bir gelecek.
1956 yılında 58 yaşında vefat eden Alman şair Bertolt Brecht, bir şiirinde, sistem içinde ezilen bütün insanların kaygısını şu şekilde dile getirmiş.
“Kurtulmak yok tek başına! ya hep beraber ya hiç birimiz.”
Memlekette, sistem içinde bir kesim, zevk ve şatafat içinde yaşarken, çocukları da Avrupa veya Amerika ülkelerinde yaşıyor, orada eğitim görüyor.
Garibanın, emekçinin, amirin, memurun çocukları memlekette kaygı, korku içinde yaşıyor.
Hadi paradan vaz geçtik, huzur bile vermiyorlar.
İşte Alman şair Bertolt ;
Kim mi kurtaracak seni, aç insan?
Bize gel ekmek istiyorsan.
Bize gel, kıvrananlara açlıktan.
Biz gösterelim sana yolu:
Biz açlar vereceğiz sana ekmeği.
Ya hep beraber ya da hiç birimiz.
Kurtulmak yok tek başına derken aslında sistem içinde ezilen bütün insanlara seslenmiş.
Gerçekten ezilen insanlar, aç insanlar bir araya gelemiyor.
Sistemli bir örgütlenmeleri, sistemli bir dayanışması yok.
İstanbul Büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu geçtiğimiz hafta başı gözaltına alındı ve geçen hafta sonu görevinde yolsuzluk iddiaları nedeniyle tutuklandı.
Fakat ilk defa milyonlarca insan, bu süreçte ki kaygılarını dile getirmek için, hiç bir taşkınlığa izin vermeden İstanbul Saraçhane de bir araya geldi.
Bizler, yani toplum, siyasetin kirli çarkına göre çok saf kalmış insanlarız.
Kim haklı, kim haksız bilemeyiz. Sadece yüreğimizin sesine göre hareket ederiz.
Bütün dünyayı hayretler içine düşüren, bütün dünyaya örnek olan bu hareket aslında kimsenin bireysel başarısı değil, aslında kimsenin beklediği bir şey de değildi. Sadece milyonların yüreğinin ortak sesi.
“Ya hep beraber ya hiç birimiz.”
Meclise verilen 15 temmuz darbe girişimi araştırılsın önergesi ret.
Nereden buldun yasası ret, yolsuzluklar araştırılsın önergesi ret.
Hain Fetö örgütünün siyasi ayağı araştırılsın ret.
Man adası yolsuzluğu araştırılsın ret.
Ayakkabı kutularında çıkan paralar araştırılsın ret.
Tecavüzcüler, çocuk istismarcıları araştırılsın ret.
Niye ret Peki?
Toplum düzenini , ahlakı, huzuru bozanlar bulunup yakalanınca kime zararı var.
Yani bunlar araştırılırsa, sana bana mı bulaşır.
Niye bu ahlaksızlardan, niye bu soyguncuları araştırmaktan korkuyoruz?
Devletin müfettişleri, vergi memurları, amirleri, memurları dururken, milyonların oyları ile seçilen cumhuriyetçi, Atatürkçü bir belediye başkanının kim olduğu bile belli olmayan bir gizli tanık yüzünden tutuklanması herkesin yüreğini huzursuz etti.
Kurtulmak yok tek başına diye sokaklara dökülen milyonlarca insanın, demokratik çerçeve içinde verdiği ders umarım tüm dünyaya ışık olur.
Hani bir söz var ya!
Camiye gel! Dik gelmezsen yatay gelirsin.
Elbise ile gelmezsen, kefen ile gelirsin.
Canlı gelmezsen ölü gelirsin diye.
Halbuki o sözün altına ; nasıl gelirsen gel! Fakat kul hakkı yemeden gel, kimsenin kalbine kin ve fesatlık sokmadan gel.
Çalmadan gel, çarpmadan gel yazılsa, sanki kimse camiye gidemeyecek gibi geliyor bana.
Sözü çok uzatmadan, bu memleketin tek kurtuluşu var.
Bu memleketin kurtarıcısı, Cumhuriyetin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılâpları doğrultusunda,
Atatürk’ün CUMHURİYET dediği fazilete sahip çıkmak.
Ve;
Zengin, fakir; aynı türküyü söylemek:
Kurtulmak yok tek başına!.
Ya hep beraber ya hiç birimiz!
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)