Gazete Savaş | Yazarlar

Tarih Yaprakları ile Baş Başa

10 Ocak 2019, 14:57

30 Ekim 1918’de Müslüman Türk Milletinin idam fermanı ola Mondros Mütarekesi imzalandı. Zamanın Cemiyetleri peş peşe kurularak bu hainler Türk milletini bu topraklardan, Türkü tamamen silmek için çalışmalara başladılar.
Bu cemiyetlerden, Türk- İslam’ı yok etmek için çalışmalarını yıllardır içerisinde sakladıkları Türk düşmanlığını birden bire ortaya çıkardılar. Bu çalışmalarında; Okul ve Kolej diye açtıkları bu kurumları kullandılar. Türk milletini yok etmek planlarını yaptılar. Bu cemiyetler;
TAŞNAK VE HINÇAK CEMİYETLERİ Doğu Anadolu’da “Büyük Ermenistan” hayalini gerçekleştirmek için kurulan cemiyetlerdir.
SULH SELAMETİ OSMANİ FIKRASI Yegane amacı halifenin ve saltanatın bekasını korumak ve gözetemek olan cemiyet.
WİLSON PRENSİPLERİ CEMİYETİ ABD Başkanı Woodrow Willson’ın ilkeşeri doğrultusunda planı benimseyip, Anadolu topraklarına kuruluşun Amerikan mandasına girmekle mümkün olacağını düşünenlerin buluştuğu cemiyet.
KARDOS CEMİYETİ Anadolu’daki Rum popülasyonunu artırmak ve oluşturulan Rum çeteleri için gönüllü olarak savaşacak Rumlar Yunanistan’dan Anadolu’ya geçirip çetecilik yapmak amacıyla kurulmuş cemiyet.
ALLİ ANCE İSRAİLİTE VE MACABİ CEMİYETLERİ Amacı, Filistin’de bağımsız bir İsrail Devleti kurmak olan Osmanlı Musevilerin kurduğu cemiyet.
Yemen’den Balkanlara yedi yıl cephelerde savaşacak evlatlarını tüketmiş, açlık ve salgın hastalıklardan neredeyse toptan yok olmuş bu millet, Osmanlı’nın Mondros’u “başarı” gibi sunması, vatan topraklar işgal edildikçe Saray’ın işgal bölgesi vali ve kaymakamlarına “direnmeyin yardımcı olun” emir ve fetvalarına rağmen vatanını savunmuş, bağımsızlığına kavuşmuşsa bugünde Türk ordusuna silah bıraktıran kıytırık güçlere ve İstanbul’un yerini alan bugünün Ankara’sına onların teslimiyetçi kalemlerine rağmen yine aynısını yapacaktır! Bu nasıl olacak derseniz bilmiyorum… Ama illa ki olacaktır…
Zorunlu Bir Göç
Bundan 95 yıl önce, 30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Yunan Hükümeti arasında yerleşik Rum-Ortodokslar ile Yunanistan’da yerleşik Rum-Ortodokslar ile Yunanistan’da yerleşik Türk Müslümanların zorunlu göçünü öngören mübadele sözleşmesi imzalandı. Yunanistan’ın balkan savaşına katıldığı tarih olan 18 Ekim 1912 tarihinden itibaren yurtlarını terk etmiş onları da kapsamına alan bu sözleşmeyle yaklaşık 2 milyon insan doğdukları toprakları terk etmek zorunda kaldı.
Mübadeleye tabi, tutulanlar, yüzlerce yıldır ekip biçtikleri topraklarını ekmek parası kazandıkları iş yerlerini, evlerini, ibadet ettikleri kutsal mekânları, sevdiklerini, mezarlarını geride bıraktılar. Limanlarda tren istasyonlarında kurulan çadırlarda haftalarca aylarca beklediler. Çoğu yolcu taşımaya elverişsiz olan gemilerle iki ülke arasında günlerce, haftalar süren yolculuklar yaptılar. Yetersiz beslenmeden ve kötü fiziki koşullardan ötürü hastalanarak ölenler oldu, Aileler dağıldı. Yeni vatanlarında uzun süre uyum güçlüğü çektiler. Doğdukları toprakları ziyaret etmelerine uzun yıllar izin verilmedi. 1. Kuşak mübadillerin hemen hemen tamamı memleket hasretleriyle bu dünyadan sessizce göçüp gittiler. Onlardan geriye kalan sadece anılar kaldı.
Giresun’dan Mübadeleye Tabi Rumlar
Giresun bölgesinden Rumlar Yunanistan’a giderken gayrimenkullerini bölgenin tanınmış kişilerine devrini yapmak istediler. Rahmetli dedemiz Hacı Mehmet Tiryaki’ye de Bulancaklı ve Giresunlu Rumlar evlerimizin tapularını size devredelim. Eğer dönersek biz iade edersiniz. Dönmek nasip olmazsa size ana sütümüz gibi helal ediyoruz, diye teklif getiriyorlar.
Dedemiz bu öneriyi geri çeviriyor. “Benim arazilerim şu anda beni ve çocuklarımın geçimini sağlıyor. Torunlarım ve gelecek kuşaklar alın ter ile para kazansınlar, geçinsinler. Üzerimde bana ait olmayan mal, arazi istemem diyor ve teklifi geri çeviriyor. Bu durumu değerlendiren ve öğrenen arkadaşları gelen teklifleri kabul etseydi Türkiye’nin en varlıklı aileleri arasına girerdi ama çok mal huzur getirmezdi görüşündeydi. Ve “onların aklı, gözü gittikleri Yunanistan da hep bu arazilerinde kalacaktı diye konuşuyor. “Alın teri ile kazanılmış varlıktan başka varlık Allah’tan istemem” diye konuşuyormuş. Ve yıllar sonra ilçemizden Yunanistan’a gezi ile giden ilçemizin eski tanınmış kişilerinden Hacı Mehmet Uğurlu’ya hayatta olanlarla karşılaşıyor ve Hacı Mehmet Tiryaki evlerimizi, bahçelerimizi kabul etmedi diyorlar. Bu konuyu merhum uğurlu yazarımız Tiryaki’ye nakletti.

Gazete Savaş
 Gazete Savaş internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Gazete Savaş Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
E-GAZETE
YAZARLARIMIZ
Y
Nuri BEREKET
AFGAN DAĞLARINDA VURDULAR BENİ
Y
Osman KIROĞLU
BELEDİYE ADAYLARI TAMAM!
Y
İşsiz Sayısı 6 Milyona Dayandı
Y
Cemalettin TİRYAKİ
Arnavutluk İsyanının Bastırılmasında Giresun Gönüllü Kahramanlığı
Y
Cahit AYDEMİR
İNTERAKTİF VERGİ DAİRESİ Soru ve Cevapları
Y
Aysu BEKÇİ
ZERDEÇAL SİZE İYİ GELECEK
Y
Ferda AKGÜL
İTİRAZIM VE İSYANIM VAR.! (Mutlu Yıllar)
Y
Barış ÇALIŞ
SİLAHA SEVGİ VE KALEM
Y
Ercan TARI
BAŞIMIZ SAĞOLSUN…
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
FOTO GALERİ
E-POSTA LİSTESİ
 
KONUK YAZARLARIMIZ
 

©2013 - Tüm hakları Gazetesavas.com'a aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Adres : Bulancak Mah. İskele Cad. No:10/1 Bulancak/GİRESUN
Tel :0454 318 14 15
Faks : 0454 314 33 30