301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
16 Eylül 2020 - Çarşamba 16:20
 
İlk Dersler Unutulmaz
DOÇ.DR.Hatem TÜRK
hatemturk@hotmail.com
 
 

Bu günlerde ülkede hemen herkes, yetkililerden okulların açılacağı ile ilgili müjdeyi vermelerini beklemekte. Zira veliler tam yedi aydır müdürlerin, öğretmenlerin, kantinlerin işlevlerini görmekte. Öyle ki bundan sonra artık her tatilinde “öğretmenler ne iş yapıyor?” sorusunu sormamaya yemin ettiler. Öğretmenlerin de sağlıkçılar kadar önemli olduğunu pek âlâ anladılar. Bir an önce okullar açılsa da kafamızı dinlesekdiyenlerin çığlıkları öğretmenlerin kulaklarına geliyor. Ama öğretmenler de durumdan şikâyetçiler zira onlar için de derslerin başlaması hayatın başlaması demek. Herkes şimdi başlangıç heyecanı için dua ediyor. Ama bir eğitim öğretim sürecinde en büyük heyecan, üniversitede ilk ders heyecanı olmalı. 
Öğrenci orada adeta hayatın ilk dersiyle karşı karşıyadır. Yurda yerleşmiş, kantini tanımış, buralarda ilk arkadaşlıklarını edinmiş ki onlar belki ömrünce kalbinde atacak kişilerdir. Onlar ki iyi ve kötü günde ailelerinin yerini tutacak, varlığı ve yokluğu paylaşacaktır… Yurttan en yakın arkadaşıyla çıkar, kantinde en yakın arkadaşıyla çay içer, dersin başlamasını bekler. Bu arada aklının bir tarafında hep o an vardır. Hoca merak edilir. Acaba unvanı ne, nereli, siyasi görüşü ne, insanları aşağılıyor mu, nasıl davranıyor… 
Ülkenin hemen her yerinden gelmiş her tipten insanın doldurduğu sınıfa girerken de oturacak yer arar ve yanına oturduğu kişi yine ilk arkadaşlarından biri olur. Artık her şey tamam birazdan hoca gelecek. Önce sınıfı süzer, ne kadar çok insan, kim bilir bu sınıftan ne insanlar çıkacak. Öğretmenler, şairler, yazarlar, akademisyenler… Kendisi de elbette bunlardan biri olacak. Atanıp devlet memuru olacak. Ailesine yardım edecek, ev alacak. Annesini yemeğe götürecek. Arabası olacak. Babasınınborçlarını ödeyecek, onu emekli edecek. Kardeşlerini okutacak. Ve bir sürü öğrencisi olacak, ülkenin hemen her yerinden. Onlara yeni şeyler öğretecek. Hayaller devam ederken kapıdan biri görünür. Muhakkak hoca olacak ama adamda hocaya benzer bir kılık yok. Acaba yaşı geçkin bir öğrenci mi? Yoo yazı tahtasının önüne doğru ilerliyor. Osmanlıda hocalar kavuklu olurmuş, hocanın ilmî derecesi yükseldikçe kavuğu da büyürmüş. Demek adam prof. olunca dehri gibi oluyor. Ben de öyle olacak mıyım? Gelenin hoca olduğunu anlayan sınıfta bir karmaşa olur. Ayağa kalkanlar ve kalkmaya yeltenenlerin dışında üniversite ile ilgili malumatı olanlar kalkılmayacağını bilerek hareket etmezler. Bu sonuncular kendilerinde diğer saflara nazaran bir yetkinlik görenlerdir. Kimisi de hocayı görür görmez bir asker çevikliği ve bağlılığı ile ayağa fırlar. Hoca hemen herkesi tebessümle selamladıktan sonra ayağa kalkanları nezaketen bir işaretle oturmaya davet eder.Sınıfta sonsuz bir sessizlik başlar. Herkes dünyasına çekilir ve istikbaliyle baş başadır artık. Hoca, unvanıyla birlikte adını tahtaya yazıp tebessümle sınıfa döner ve ağır ağır konuşmaya başlar. 
Arkadaşlar adım bu, deyip unvanını siler. Sizi ilgilendiren kısmıyla karşı karşıyasınız. Unvan benim özlük haklarımla ilgili. Bu kurumda daha fazla çalışan, daha fazla unvan ve bunun karşılığında daha fazla para alır. Buysa beni daha iyi ya da kötü yapmaz. Kısmetse bu dersi birlikte işleyeceğiz. Önce beni tanımanızı isterim, sonra siz kendinizi tanıtın ve neler yapacağımızı konuşalım. Bu derste bunları konuşalım ki dönem boyunca buna sadık kaldığımız kadar dönem sonunda neler kazandığımızın muhasebesini yapalım. 
Buraya bir valiz dolusu eşya ile geldiniz. İçini aileniz doldurdu. Kıyafetlerinizi onlar aldı, şimdiye dek saçlarınızı onlarınistediği gibi kestirdiniz, onların verdiği harçlıkla yetiniyorsunuz, ailenizin belirlediği çerçevede yaşadınız. Ailenizin oy verdiği partilere oy verdiniz. Onların izlediği kanalları izlediniz, onların tuttuğu takımları tuttunuz. Artık kendiniz olma zamanı. 
Şimdi kendi bursunuz var. Kendi kıyafetlerinizi kendiniz alacaksınız, istediğiniz gibi traş olacaksınız. İstediğiniz zaman istediğiniz yere giderken kimseye sormayacaksınız. Büyük bir merakla dişiniz tırnağınızla kazandığınız bu şehrin her köşesini gezeceksiniz. Bu özgürlükleri kullanma biçiminiz bundan sonraki hayatınızı belirleyecek. 
Burada onlarca arkadaşınız, hocanız, tanıdıklarınız olacak. Hepsi başka memleketlerden, hepsinin düşüncesi, fikir anlayışı farklı. Farklılıklara alışacaksınız ve olağan karşılayacaksınız. 
Burası sorgulama yeri. Kendinizi, geldiğiniz yeri, bulunduğunuz yeri sorgulayacaksınız ve kendi anlayışınızı belirleyeceksiniz. Bu, kişiliğiniz değildir. Bu zevkinizdir. Zevk edineceksiniz. Unutmayın ki zevklerimizin kaynağı alışkanlıklarımızdır. Bu zamana dek bulgurla beslenen kişilerin burada bulguru daha çok sevmesi yadırganacak bir şey değildir.  Aksine onu horlaması büyük bir tehlikedir zira geçmişinden utanan kişilerde davranış bozukluğu olur. Başarı ancak geçmişiyle doğru iletişimi olanlarda sağlıklı sonuçlar verir. Diğerleri ne kadar kazanırsa kazansın kökünden kopan her ağaç gibi savrulmaya mahkûmdur. 
Kişiliğiniz burada belirlenmez. Onu da valizinizde getirdiniz. Onun içinde doğup büyüdüğünüz yer, aileniz, sosyal çevreniz, inançlarınız, değerleriniz var. Onları muhafaza etmeli ve mezun olurken zayıflamış olarak değil daha güçlü olarak geri götürmelisiniz. Bu yeni çevrenizde o değerlerin temsilcisi olmalısınız. Buraya yanmaya değil, Prometeus gibi ışığı alıp memleketinizi aydınlatmaya geldiniz.  
Okumak, dünyanın her yerinde insanların özel zevkleri arasında başta gelendir. Şehrin ana caddesine çıkıp insanlara bakarsanız, büyük çoğunluğunun sizden çok okuduğunu, sizden çok kitabı olduğunu, sizden daha zeki olduğunu göreceksiniz. Sizin onlardan farkınız burada olmanızdır. Burada olmak size sadece disiplin verecektir. Bu sayede okuduğunuz şeylerden bir sonuç çıkarmayı ve bunu bir disiplinle yazmayı öğreneceksiniz. Yazmak, hayatı yakalamak, zapt etmek ve hiç ölmemektir. 
Burada dört yılınız geçecek. Bu süre boyunca edineceğiniz formasyonun değeri kadar kalan yaşamınızda güçlü ve hayat karşısında dirençli olacaksınız. 
Memleketinizde hep başkaları için çalıştınız. Şimdi kendiniz için çalışma zamanı. Burada kazanacağınız disipline siz de özveriyi eklerseniz başarınız devamlı olacaktır. Burada zaman, memleketinizdekinden daha hızlı geçecektir. Ama bu süre boyunca okuduklarınız ve daha çok yazdıklarınız sizi hep yukarı çıkaracaktır. 
Sizin sayenizde, sizin için burada olduğumu asla unutmayacağım. Onun için sizi hep başımda taşıyacağım. Oradan düşmemeye çalışın zira orada tutunamazsanız toplumun da gözünden düşersiniz.  

 
Etiketler: İlk, Dersler, Unutulmaz,
Yorumlar
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Giresun
Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 31.10.2020
Bugün
17° - 22°
Pazar
16° - 20°
Pazartesi
15° - 17°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Giresun

Güncelleme: 11.08.2020
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
TFF 1.Lig Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Haber Yazılımı