Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
25 Haziran 2020 - Perşembe 10:55 Bu yazı 89 kez okundu
 
BABA VE ANNE
Yakup Gülaçtı
yakupgulacti28@gmail.com
 
 

               İnsan olarak dünyada var oluşumuzu borçlu olduğumuz kutsallarımızdan biri babamız, diğeri elbette ki anamız. Evlatlarından gönül alacakları bitmeyen iki değer. Bu iki değerimizi unutmamız asla düşünülemez. Hatta aralarında bir öncelik sıralaması yapmak zorunda kalsak sanırım herkes anasını ilk sıraya koyar. Bu sıralama tercihi babanın değerinden hiçbir şey eksiltmez. Gün “Babalar Günü” olunca biz de anne ve babaları bir arada konuşalım istedik.

              Çağımızın en çok ve en hızlı çalışan sektörü sosyal medya. Eline akılı telefonunu alan herkes bir şeyler paylaşma yarışına giriyor. Bu paylaşımlarım büyük bir bölümü “kes, yapıştır” yöntemiyle yapılıyor. Babalar günü diye icat edilen, aslında tüketimi özendirme günü haline gelen bugüne dair sosyal medya paylaşımlarına göz attığımda gördüğüm manzara şu: Bu ülkede aile içi hiçbir sorun yok, herkes mutlu, mesut. Yaşlı anne ve babalar hallerinden memnun. Meğer bütün evlatlar yaşlılarına sahip çıkıyor. Bunları yazarken kendi kendime gülüyorum. Kulaklarımın duyduklarını bir kenara bırakıyorum. Ya gördüklerim, okuduklarım ve izlediklerim!... Bunlar manzaranın hiç de öyle olmadığını söylüyor.

              Biz insanoğlu iki defa çocuk oluruz; bir doğduğumuzda, diğeri yaşlandığımızda. Bu iki dönemde de bizimle ilgilenecek birine ihtiyacımız vardır. Bebeklik dönemi yaşlılığa göre daha kolaydır. “Bebek” olduğunuz gerçeğiyle bakılıp her türlü ihtiyacınız karşılanır ama yaşlı bebeğe döndüğünüzde işler karışır, her şey zorlaşır. Dün altını temizlediğiniz, yemeyip yedirdiğiniz, geleceği için kendinizden vaz geçtiklerinize “çile” olursunuz. İşte anne ve babaya evlatlık borcunu ödeme zamanının şimdi başladığını kabullenmek istemeyiz. Yaşlıdan normal insan gibi düşünmesini ve öyle davranmasını bekleriz. Dün bildiklerin nasıl unuttuğunu sorgular “mahsus yapıyor” deriz. Oysa o koca bir bebektir artık. Biz büyürken o küçülmüştür. Tıpkı biz de çocuklarımızı büyütürken küçüldüğümüz gibi.

              Güzel bir atasözümüz var: İnsan ne oldum dememeli, ne olacağım demeli. Allah sıralı ölüm nasip ederse biz de yaşlanıp  “yaşlı bebek” olacak, bakıma muhtaç hale geleceğiz. Hayat bize hak ettiğimizi ödetecek. Ya evlatlarımızla mutlu, ya da yanına kimsenin uğramak istemediği vebalı hasta gibi ölümü bekleyeceğiz. Aslında tercih bizim ellerimizde. Dedim ya; neyi hak edersek mutlaka yaşayacağız.

             Her gün arayacağımız, hatırını soracağımız insanların azalması, arayanlarımızın artması yaşlı bebek olma yolunda hızla ilerlediğimizin acı ama gerçek kanıtı olarak karşımızda duruyor. Umarım hepimiz yaşlı ama mutlu bebekler olarak gideriz dünyadan. Yaşlı bebekleri mutlu edebilirsek onlara bitmeyen gönül borcumuzu ödemiş oluruz.

             Bütün bebekler mutlu olmayı hak ediyor.

 

 

 
Etiketler: BABA, VE, ANNE,
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Giresun
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 07.07.2020
Bugün
24° - 30°
Çarşamba
25° - 30°
Perşembe
24° - 27°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Giresun

Güncelleme: 07.07.2020
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Haber Yazılımı