02 Şubat 2013, 14:44 - 
Giresun'un Hakkari'den tek farkı coğrafi olarak deniz kenarında olmasıdır.

Giresun'un Hakkari'den tek farkı coğrafi olarak deniz kenarında olmasıdır.

CHP Giresun Miletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Osman Kıroğlu ve Genel Yayın Yönetmeni Zafer Çamaltı'nın sorularını samimiyetle cevapladı. Mecliste en çok soru önergesi veren vekil olarak ün yapan Karaahmetoğlu, bundan sonra Giresun için neler planlıyor ve nasıl bir yol haritası izleyecek? Gelecekle ilgili plan ve projeleri neler?...

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

 

Sözlerime başlarken Gazete Savaş’a yayın hayatında başarılar diliyorum. Basın, günümüzde önemi gittikçe artan ve her geçen gün daha zor şartlar altında demokrasi ve kamunun doğru bilgilenmesi için mücadele vermesi gereken olmazsa olmazlarımızdandır. Bu zorlu yolda sizleri tebrik ediyor ve Giresun’a hayırlı olmasını temenni ediyorum.

1952 Görele doğumluyum. İlk, orta, lise eğitimimi Görele de tamamladım. İstanbul Eczacılık Yüksek okulu mezunuyum. 1977, 1 Mayıs’ında Görele de Eczane açtım. 35 yıllık Eczane Eczacısıyım. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

 

Tahsilimi tamamladıktan sonra askerlik vazifemi tamamladım ve Görele de Eczacılık yapmaya başladım. Bu süreçle siyasetle de ilgileniyordum. 1974 yılında gençlik kollarıyla  CHP’yle tanıştım. 1986 yılında o gün SHP olan partime üye oldum. 1991 yılında ilçe başkanlığına seçildim ve 1 dönem ilçe başkanlığı yaptım. Kurultay delegeliğinde bulundum. Bu arada siyasete 11 yıl ara verdim. Bu dönemde 1995 -95 yıında Görele Atatürkçü Düşünce Derneğini kurdum ve toplumsal görevimi bu şekilde sürdürdüm. 2005 yılında tekrar davet üzerine siyasete döndüm ve ilçe başkanı olarak 2011 yılına kadar aktif siyasi hayatımı sürdürdüm. 2007 seçimlerinde partimden 2. Sıra Milletvekili adayı olmuştum ancak seçilememiştim. Neticede 2011 yılı genel seçimlerinde de partimin temayül yoklamalarından çıkarak CHP’den Giresun Milletvekili seçilerek siyasi hayatımı sürdürüyorum.

 

Bu noktaya nasıl geldiniz. Sizi başarıya götüren neydi?

 

Şimdi buna başarı denir mi? Milletvekili seçilmek başarıysa bunu başkalarının değerlendirmesi, halkın başarı olarak görmesi gerekir. Bu benim için daha önemlidir. Ben böyle düşünüyorum. Ama ben siyasi hayatımın her kademesinde çok çalıştım emek verdim. Görevimi her zaman için layıkıyla yaptığımı düşünüyorum. Kendimi hem partimin fikirlerini hem de bugünkü siyasi iktidara karşı partimi savunacak bilgi ve donanıma sahip biri olarak görüyorum ve bunu biliyorum. Bu birikime sahibim. Gençlik hareketlerinden gelen biriyim. Siyasette kendimi öne çıkararak siyaset yapmayı hedeflemedim. Ben mevcut olan partimi büyüttüm. Partimin büyümesi için çaba gösterdim. Partim büyürken de beni büyüttü. Kendim için siyaset yapmadım.

 

Siyasette muhalefet olarak zorluklarınız nelerdir?

 

Tabii siyaset zor bir iş. Siyasette İnsanla uğraşıyorsunuz. Beni en çok zorlayan insanların sizi hiçbir zaman anlayamaması. Anlamak istememesi, insanların sizinle liyakatta yarış yerine, farkı yöntemlerle mücadele etmesi beni çok rahatsız ediyor. İkincisi Ankara’yla ilgili de bizim gibi ülkelerde bir partinin yüzde 50 lerle iktidar olmasının iyi bir fırsat olmadığını gördüm. Kanunları çıkartmak kolay. Ama bu kanunarı çıkaranların özünde demokrasi yoksa bu gidiş diktatörlük gidişidir. Bugün Türkiye’de yaşanan maalesef budur ve diktatör bir yönetim hakimdir. Bu da ciddi bir engel olarak her zaman önümüze çıkıyor. Sayın Başbakan bir şey söylüyor. 326 Milletvekili Evet diyor. Söyleyecek başka bir şey yok…

 

Siyasi planlarınız nelerdir ve bu planlarla ilgili ataklarınız neler olacak?

 

Benim anlayışımda 2 tane görevim var. Bunardan bir tanesi Ankara’da ki Yasama görevim. Haftanın 3 günü Meclis görevlerim. Kalan 4 günü de Giresun’da geçirmeye gayret gösteriyorum. Örgütlerimle çalışma planları yaparak köylerde ve esnafın içinde, ilçelerde gezerek ve ziyaretler yaparak sorun ve istekleri tespit ediyorum ve burada topladığım tespitleri Ankara’da dile getirmeye çalışıyorum. Bunu da iki şekilde yapmaya çalışıyorum. Mecliste 1 dakikalık konuşma hakkımda ya da soru önergeleriyle gündeme getirmeye çalışıyorum. Aldığım cevapları da Giresun halkıyla basın yoluyla paylaşıyorum.

 

Siz en çok soru önergesi veren Milletvekili olarak tanınıyor ve biliniyorsunuz. Bundan sonuç alabiliyormusunuz?

 

Bizim çabamız sayı çok olsun diye değil. Sorun çoksa çok soru sorarsınız. Biz bu görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz.  Bu konuda bu zaman kadar hiçbir dönemde bu dönem kadar yani 24. Dönem kadar verilen soru önergelerinin ciddiye alınmadığı bir dönem olmadığı bizden eski Milletvekilleri tarafından dile getiriliyor. Örneğin Enerji Bakanına bir soru soruyorum. Sayın Bakan Giresun’daki AKSA yetkililerinin verdiği cevabı mecliste bize okuyor. Ama bu böyle oluyor diye biz sormaktan vazgeçmeyeceğiz tabi. Sorunlar oldukça sormaya devam edeceğiz.

 

Vatandaşların sizden en fazla talepleri hangi yönde oluyor?

 

Birincisi iş talebi. Muhalefette olduğumuz için bu talepleri karşılayamıyoruz. Ankara’da işleri olan vatandaşlarımıza hastane gibi konularda elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz. Ama iş konusunda bir şey yapamıyoruz.

 

Muhalefet partilerinin, iktidara karşı bakış ve duruşlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Muhalefet etkili bir şekilde üstüne düşeni yapıyor mu?

 

Başta CHP olmak üzere, diğer muhalefet partilerinin işi çok zor. Çünkü bugünkü siyasi iktidar 2002 yılından önce iktidara gelmeden önce Türkiye’de belli sermaye gruplarından icazet alarak, Washington’a gitti ve masanın başına oturarak bir anlaşma yaptılar. “Bizi iktidar yapın. Nasıl bir Türkiye istiyorsanız uygulayacağız” dediler ve o sözlerini bugün yerine getiriyorlar. Yani küresel sermaye, küresel güçlerin hakim olduğu bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız. Emperyalizm nasıl bir Türkiye istiyorsa AKP öyle bir Türkiye’yi yaratıyor. Onun için muhalefet yapan siyasi partiler başta CHP de olmak üzere bunların hesabını yapmadan hareket ederse başarılı olma şansı yok.  Biz muhalefet yapıyoruz ama bugün iktidarda olanlar ve bu iktidarı destekleyenler bunu korumak için ve muhalefeti aradan çıkarmak için başta iletişim araçları olmak üzere her türlü baskıyı kuruyor. İktidar kendini korumak için bütün mekanizmaları kontrol altına almış. Şimdi bu yapıya karşı mücadele vereceksiniz. Biz CHP olarak bu mücadeleden yılgınlık duymuyoruz. Biz kararlı bir şekilde mücadelemizi sürdürecek ve halka kendimizi daha iyi anlatarak, halkın sorunlarını daha iyi tespit ederek, halkın AKP’yi daha iyi tanıması için çabaları göstererek, sandıkta AKP’yi yeneceğiz.

Kritik olaylarda MHP’ye baktığımızda; örneğin Cumhurbaşkanı seçimi MHP, AKP’nin yanındaydı. Türban meselesi, MHP, AKP’nin yanındaydı. 4+4+4 meselesi MHP, AKP’nin yanındaydı. Kürt sorununda da AKP’nin yanında yer arak AKP’yi kurtardı. MHP’nin muhalefetini CHP’nin dünyaya bakış acısıyla aynı kefeye koymak mümkün değil tabii. AKP ne zaman sıkışsa MHP hep destek verdi.

 

Kürt sorunu ve açılım konusu hakkında neler düşünüyorsunuz?

 

Kürt sorununun çözümünde AKP’nin açılımı gerçek manada kullandığını düşünmüyorum. AKP, iktidar olmadan önce, 2002 den önce Kürt hareketinin legal ve illegal liderleriyle oturup bir pazarlık yaptılar ve anlaştılar. Bu tavizler ta o zaman verildi. İlk seçimde AKP o bölgede çok ciddi bir oy aldı. Yani bu kadar yeni bir partiyi Kürt vatandaşlarımız bu kadar kısa sürede nasıl hemen tanıdı da oy verdi. Bu bir anlaşmanın sonucudur. Bu anlaşma da Amerika da devre dışı değildi. Kürt hareketi, ABD ve AKP ortak paydada birleştiler.

 

Giresunla ilgili hangi çalışmaları yapıyorsunuz. Ankara’da bunları nasıl dile getiriyorsunuz?

 

Başta da söylediğim gibi Giresun’da ilçe örgütlerimle yaptığım geziler sonucunda tespit ettiğim sorunları mecliste sözlü ve yazılı soru önergeleri haline getirerek dile getiriyorum. Sadece bununa da kalmıyor. Giresun’daki çalışmalarımı bir rapor haline getirerek genel başkanıma da sunuyorum. Giresun hakkında genel başkanımda bilgi sahibi oluyor. Mesela bugün Bulancak’ta Kaymakam, esnaf ve Ticaret odası ziyaretlerim oldu. Esnafın sorunlarını dinledim. Giresun’da teşvik konusu gündemde mesela. Teşviğin uzaması önemli. En az 3 yıl daha devam etmesi gerektiği ihtiyaçlarını ilettiler. Bizimde teşviğin uzatılması konusunda desteğimiz ve önergelerimiz oldu. Esnaf zor durumda tüccar zor durumda. Bunu sadece ekonomik olarak da değerlendirmemek lazım. Eğer esnaf küçük esnaf devreden çıkarsa demokrasi de büyük yara alır. Toplumun yapı taşlarından olan esnafın yaşaması, mevcudiyetini sürdürmesi demokratik açıdan çok önemlidir.

 

Giresun nasıl bir şehir, sorunları nelerdir?

 

Ben her zaman söylüyorum. Giresun’un Hakkari’den tek farkı coğrafi olarak deniz kenarında olmasıdır. Yoksulluğun üst seviyede yaşandığı kırsalı fazla olan bir şehir. Ciddi bir yoksulluğa sahibiz. Ama Giresun’un insanının kendi kaderini değiştirmek gibi çok fazla bir niyeti ve çabası da yok. İnsanları biraz fazla kaderci. Günlük yaşayan insanlarız. Gelecekle ilgili projemiz yok. Patron olma fikrimiz yok. Hep birilerinin yanına sığınmayı yaşam biçimi olarak kabul etmiş bir anlayışa sahibiz. Bunun yıkılması lazım. Şimdi Giresun bir sanayi şehri dersek bu hayalcilik olur. Gerçekçi bakmak lazım. Belki fındık ürünümüze sahip çıkıp buna yönelik sanayiyi geliştirebiliriz. Belki yaylalarıyla, doğa güzellikleri ve kültürel yapısıyla bir turizm şehri olabiliriz. Bunun için de alt yapı ve ulaşıma ağırlık verilmeli. Bir eğitim ve öğrenci şehri olabiliriz. Bunun için Üniversitenin gelişmesi ve her ilçeye yüksekokullar ve fakülteler kazandırılmalı. Öğrenci sayısı artan bir şehir bunun getirileriyle fayda sağlayıp gelişebilir. Bunlar gibi şeyleri düşünüp planlamalıyız. Ben böyle düşünüyorum ve böyle olduğuna da inanıyorum.

 

Siyasette hedefiniz nedir. Bundan sonrası için ne düşünüyorsunuz?

 

Benim siyasetteki hedefim Milletvekili olarak kalan 4 yıllık görev süremi namusumla tamamlamak ilk hedefim bu. Bunu yaparken de çalışarak, beni oraya gönderen insanların bana verdiği oyların karşılığını vermektir. Siyasette 1 gün çok uzun 5 yıl çok kısadır. Şartlar uygun olursa devam etmeyi düşünebilirim tabii. Girmeyebilirim de bunlar çok önemli şeyler değil. Önemli olan örgütün ve halkın sizin devam etmenizi istemesi ve layık görmesidir. Ben siyaseti kendimi bir mevkiye getirmek için yapmadım/yapmıyorum. Ben kimseyle de bir yarış içinde olmadım. Bilgime ve liyakatıma güvendim. Örgütümün önüne çıktım. Örgütümde beni seçti ve aday olarak halka gönderdi. Halkımda gereken desteği verdi ve buradayım. Kimsenin hakkında kötü bir şey konuşmadım kimsede konuşturamaz. Çünkü ben öyle ufak işlerin adamı değilim. Namusumla çıkar kazanırsam kazanırım. Kaybedersem de kaybederim…

 

Giresun teşkilatı, Belediye Başkanı, İl Başkanı ile bir sorununuz varmı?

 

Benim örgütümle ve siyasi arkadaşlarımla bir sorumun yok. Ben örgütten gelen bir adamım. Gerek il gerekse ilçe örgütlerimle uyum içerisinde Giresun’a geldiğimde planlamalarımızı yapar ve çalışırız. Belediye Başkanımız Kerim Aksu çok başarılı bir belediye başkanı ve bundan mutluluk ve gurur duyuyorum. Eşref Bey benim hem il başkanım hem Milletvekilim oldu. Bugünde şartlar böyle gerekti ve yine il başkanımdır. Kendisine her zaman destek verip arkasında da çalıştım. Gerek kendisiyle gerek il örgütümle gerekse de Belediye Başkanımız Sayın Kerim Aksu ile son derece dayanışma içinde CHP’yi Giresun’da en üst noktaya getirme mücadelemiz devam ediyor. Edecektir de. İlişkileri kişiselleştirmem. Ben örgüt mantığı içinde bakarım…

 

Milletvekilliğine devam etmek söz konusu olursa ve CHP Giresun’da 2 ya da daha fazla Milletvekili çıkaracak olsa yanınızda kimin olmasını istersiniz?

 

Şimdi isimler üzerinde tartışma yapmak istemem. Yapmam da. Örgütümüz hangi arkadaşımızı seçerse biz onunla yürürüz. Benim özel bir tercihim olmaz. Önemli olan tabanın hangi arkadaşımızı seçeceğidir. Tabanın seçimine benim bir diyeceğim olamaz. Kaldı ki benim de durumum aynı. Partim beni tekrar aday gösterirse ben de giderim…

 

CHP içinde adaylar merkezin tercihi ya da önseçimle tespit ediliyor. Bunu demokratik buluyor musunuz? Sistem doğru mu?

 

Yani en demokratik seçim ön seçimle yapılan seçimdir. Tabii bu daha katılımcı bir yapıda olursa, üyelere kadar inilen bir ön seçim çalışması olursa daha iyi olur. Tabii bunun da yüzde 100 doğru bir yöntem olduğunu söyleyemeyiz. Önemli olan örgütün bu seçimi yaparken adayın, seçim çevresine, kaşına, gözüne göre değerlendirme değil de adayın liyakatı ve bu işi yapıp yapamayacağıyla ilgili donanımına bakılsa daha iyi olur. Ve Türkiye’de önseçim uygulamasını yapan tek ve en demokratik parti CHP’dir…

 

Son olarak Giresunlulara vermek istediğiniz mesajlarınız nelerdir?

 

Giresun halkı, ülkenin birliği beraberliği konusunda çok hassasiyet gösteren, bu konuda çok fedakarlıklar yapan, çok kanaatkar geleneksel bir yaşam tarzı olan ve hak ettiği değeri de ülkeden alamayan bir ilin insanları. Örneğin, fındığımız yeterli ölçüde değerini alamıyor. Ama Giresun halkı da niye bu değeri görmedik diye soru sormuyor. Sorgulamıyor. Ben Giresun halkının bunları sorgulamasını ve seçimlerde de buna göre oy kullanmasını öneriyorum…

 

 

Sayın Vekilim, bu güzel söyleşi için Teşekkür ederiz. Giresun’a katkılarınızın ve başarılarınızın devamını diliyoruz…

 

Ben Teşekkür ederim…



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gazete Savaş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Röportaj HABERLERİ
E-GAZETE
YAZARLARIMIZ
Y
Cemalettin TİRYAKİ
İSTİKLAL MARŞI YARIŞMASINI KİM AÇTI?
Y
Cahit AYDEMİR
DAMGA VERGİSİ Soru ve Cevapları
Y
Osman KIROĞLU
ADAY ADAYLARI TEDİRGİN
Y
Ferda AKGÜL
ATATÜRK İLAH DİYEN Mİ VAR.?
Y
Barış ÇALIŞ
Geçmişimiz Dizilerimiz Filmlerimiz
Y
Aysu BEKÇİ
14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ
Y
Ercan TARI
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAMAZ!
Y
Nuri BEREKET
BU DEVEYİ GÜTMEYECEĞİZ...
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
FOTO GALERİ
E-POSTA LİSTESİ
 
KONUK YAZARLARIMIZ
 

©2013 - Tüm hakları Gazetesavas.com'a aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Adres : Bulancak Mah. İskele Cad. No:10/1 Bulancak/GİRESUN
Tel :0454 318 14 15
Faks : 0454 314 33 30